ceyhun korkmaz

ceyhun korkmaz
@ceyhunkorkmaz
Küstah bir Kafka eleştirisi
1/10
·245 syf.··
2024 1. kitabı
Açık ara Türkçedeki en kötü Kafka eleştirisi. Eleştiri de denemez. Çok bilmiş bir edayla, doğru dürüst kaynak göstermeden Kafka efsanesini bulandırıp birçok açıdan Kafka'nın imajını zedeleyen bir çalışma. Kafka üzerine yazılmış oldukça nitelikli araştırma-inceleme kitapları varken neden bu kitap Türkçeye çevrilmiş, anlamak mümkün değil. Ayrıca Hawes'in kaba mizahi dili, okur ve eleştirmenleri küçümseyen tavrı beni fazlasıyla rahatsız etti. Ticari maksatlı yazılmış yüzeysel bir kitap özetle.
1000Kitap
Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka OkumalısınızJames Hawes · Sel Yayıncılık · 201021 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2016 21. kitabı
Sartre'ın konuşurken de hiç zorlanmadan felsefe yapailmesinin güzel bir örneğini teşkil eden kitapta yazar-düşünürün hayata, aşka, kitaplara bakışını birinci elden öğreniyoruz Adeta şu nasihati veriyor bize Sartre: seyirci kalmayın, yaşama müdahale edin, kendinizi tanıyın ve gardınızı alın. Yaşamı nefes alarak geçirmeyin, yaşamınızda söz sahibi olun. Birkaç oturuşta biten, akıcı, güzel bir beyin jimnastiği.
Sartre Sartre'ı AnlatıyorJean-Paul Sartre · Yapı Kredi Yayınları · 2004404 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
"Sanatçı, kendisine neredeyse bir mucize sonucu bahşedilmiş sayabileceğimiz yeteneğinin bedelini ödemek zorunda olan bir hizmetkârdır." diye yazar Tarkovski Mühürlenmiş Zaman'da. Sanatçının bedel ödemesi fikri kendisini sanatına vererek yaşamı istemeden de olsa ertelemesi ile yakından ilgilidir. Bu açık biçimde onun yaşamını mühürler ve salt sanat uğraşısından meydana gelmiş sınırlı bir yaşamın içine hapseder. Bu dar alanda sanatçı yine de mutludur, mutlu olmak zorundadır, çünkü elinden başka bir şey gelmez. Tarkovski'nin kendisi de Rusya'daki yaşamı boyunca mühürlenmiş bir varoluş sergilemiş, daha sonra Avrupa'ya, İsveç ve İtalya'ya gidip filmler çekerek bir nevi bedel ödemek zorunda kalmıştır, çünkü burada çektiği filmler eski filmlerinin, yani Rusya'da çektiği filmlerin gerisindedir. Nitekim bu konuda birçok meslektaşı ve film eleştirmeni de aynı fikirdedir. Sonuç itibariyle herkes hayatı boyunca bir şekilde bedel ödemek zorundadır. Ne yazgımızdan kaçabiliriz ne de bedel ödemekten. Ama yazgımız da bedel ödeyip ödememek de kendi elimizdedir.
Kültür-Sanat
Mühürlenmiş ZamanAndrey Tarkovski · Agora Kitaplığı · 20071,114 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2016 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2016 00:00
Birinci tekil anlatım (başkahraman Alex macerasına ışık tutuyor birinci ağızdan) oldukça rahatsız edici, hatta tüyler ürpertici, Şiddete meraklı bir adamın gözünden yaşananlara tanık olmak bir hayli sarstı beni. Alex ve arkadaşları şiddete başvurup bunun altını ise kişisel bahanelerle dolduruyorlar. Oldukça etkileyici bir roman. Bir oturuşta okudum! Kubrick'in film versiyonunu da bir kez daha hatırlatalım.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
10/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2015 00:00
Ufuk Açıcı Bir Sinema Kitabı: The Godfather Mitosu Sinemayı sevmek için birçok neden var, hepiniz az çok bilirsiniz. Kimi bir filmi kült haline getirerek onu belirli zamanlarda yeniden izler, kimisi de bir yönetmenin bütün filmlerini aralıklarla bir daha izler. İlki Rüzgâr Gibi Geçti, Oz Büyücüsü, Şahane Hayat, Ucuz Roman ve bu yazının da konusu olan Baba gibi filmleri kapsamaktadır. Diğeri Tarkovsky, Kubrick, Fellini gibi kişisel sinema dilini ilk filmlerinden başlayarak oluşturmaya çalışan büyük ustaları da içine almaktadır. Şule Yayınları araştırma-inceleme dizisinden yayınlanan, Hakan Bilge’nin detaylı çalışması The Godfather Mitosu söylediğim gibi “belirli zamanlarda yeniden izlenen” filmlerden biri olan Baba efsanesini her yönüyle kuşatarak önemli bir eksikliği doldurmayı başarmış gözüküyor. Giriş ve son bölüm hariç 27 bölümden oluşan kitapta Baba efsanesi din, mitoloji, iktisat politikaları, felsefe, psikoloji eksenlerinde masaya yatırılarak, her bölümde bir başka açıdan ele alınarak üçlemenin satıraraları otopsi ediliyor. Arka kapakta da belirtildiği gibi kitap Baba üçlemesi hakkında Türkçede yazılan ilk eser olma özelliğini taşıyor. Hatta bildiğim kadarıyla Coppola üzerine yazılmış bir kitap da yok henüz Türkçede. Umarım bir yazar da bu boşluğu doldurur. Kitabın dikkat çekici birçok özelliği var: Sadece Baba filmlerine odaklanmadan gangster filmlerine, kara filmlere, western filmlerine ve korku filmlerine de geniş yer ayıran Bilge, iyi bir sinefil gözüyle Amerikan sinemasının önemli yapımlarını da işin içine katarak mukayeselerde bulunmuş. Bu açıdan kitapta birçok filmin ele alındığını da söylemekte yarar var. Birçok filme ayrı ayrı değinilmesi çalışmayı daha da zenginleştirmiş diyebilirim. Halbuki böyle bir durum okurda dikkat dağınıklığına neden
Sinema
The Godfather MitosuHakan Bilge · Şule Yayınları · 201517 okunma