Şimdi, onunla ilgili yaptıklarında, dikkat etmen gereken, ne yaparsan, hep kutsal birşey olarak yapman: Sonucunda ululanabileceğin ya da lanetlenebileceğin; içinde yücelebileceğin ya da batabileceğin birşey, işte seni bir bütün olarak içine alacak, ya da tümüyle dışına atacak birşey...
Biraz öyle biraz böyle, biraz ondan biraz bundan değil artık...
Tam~
Neler geçirmiş, neler çekmiş, nelerden, nerelerden geçmiş sana gelene dek ~ bütün bunları da öğrenmen gerek: nasıl olmuş da, o belirsiz günden bu yana, hep gelişmiş, sana doğru: Nereden bilmiş nasıl bilmiş ~ senin sen olduğunu; ve, kendisinin kendisi ~ o; çağırdığın ve beklediğin, olduğunu?
Nasıl? ~ Bilemeyeceksin; ama, eminsin bundan.
Bilmiyorsun; ama, bu, kesin.
İşte, o.
Gelecekti ama o sana işte:
Senin zorunlu anlamın ~ zor anlaman; ama ,işte, öyle!
Geldi de ~ kuşkun olamaz artık.
Şimdi onu barındırmayı, ona barınak, sığınak olmayı ögrenmelisin ~ bütün 'bildiklerini sandıkların'ı bir yana bırakıp, bir kenara atıp, onlardan kurtulup ~
Kimsenin iktidarı sonradan bırakmak amacıyla ele geçirmediğini biliyoruz. İktidar bir araç değil bir amaçtır. Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlük kurmak için devrim yapar
Bir daha asla normal bir insanın duyumsadıklarını duyumsayamayacaksın. Yüreğindeki her şey ölmüş olacak. Bundan sonra sevgi nedir, dostluk nedir bilmeyeceksin; ne yaşama sevinci ne gülüp eğlenmek ne merak ne cesaret ne de dürüstlük, hepsinden yoksun kalacaksın. Bomboş bir adam olacaksın. Sıkıp içini boşalttıktan sonra, içine kendimizi dolduracağız.