Puan vermedi
IQ seviyesi doğuştan düşük olan karakterimiz, bir ameliyat sonrasında üstün zekalı bir insana dönüşüyor. Peki, Charly istediği hayata kavuşabilecek mi? Kabul görmek ve diğerleriyle uyum içinde yaşamak için üstün bir IQ seviyesi yeterli olacak mı? Charly'nin hem çocukken hem de yetişkinliğinde yaşadığı tüm sorunlar; fiziksel ve psikolojik zorbalığa uğraması, kabul görmemesi bir IQ puanı ile değişecek mi? Etik ve ahlaki birçok sorunu ve soruyu da ortaya çıkaran böyle bir ameliyat insanlık için bir devrim mi, yoksa insanı sadece zeka seviyesine indiren bir metalaştırma mı?"
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Cehalet mutluluk mudur ?
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 225. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 15:02
1959 yılında Daniel Keyes tarafından yazılmış olup 1966 yılında romana çevrilmiştir.Bu hikaye ilk olarak 1959 yılında “The magazine of fantasy& science fiction” dergisinin nisan sayısında yayınlanmış. 1966 yılında roman olarak genişletilmiş. 1968 yılında “Charly” ismi ile sinemaya da uyarlanmıştır. Charlie karakterinin zeka geriliğiyle ilgili yapılan deneyin sonuçlarını konu alıyor. Kitap o kadar akıcı ve yıkıcıydı ki okunurken hem Charlie karakterine sevinip sonrasında zekasının arttığı konumda yaşadığı hayal kırıklığıyla üzülüyorsunuz. Aklıma kitabı okurken hep şu soru geliyor “ Gerçekten cehalet mutluluk mudur ? Fazla farkında olmak hep hayal kırıklığına mı yol açar ?” Charlie’nin yaşadığı zeka geriliğinden dolayı fark edemediği sevgisizliğini zeka seviyesi yükseldikçe bunun farkına varıp bu sevgisizliği derinden hissetmemizi sağlıyor. “Sevgi alma ve sevgi verme yeteneğinden yoksun olan zeka, zihinsel ve ahlaki çöküşe, nevroza ve muhtemelen psikoza bile yol açar.Ben merkezci bir amaca odaklanan ve insan ilişkilerini dışlayan beyin sadece şiddete ve acıya neden olur.” Zekaya karşı bakış açınızı derinden sorgulatacak aynı zamanda insan zekasının mutlulukla ters orantılı olduğu gerçeğini düşünmemize sebep oluyor. Ayrıca yazar zihinsel engelli bireylerin toplumda nasıl göründüklerini de çok iyi konu almış. Okurken hepimizin kendi hayatlarımızdan pay çıkarmamız gerektiğini savunduğum bir kitap oldu. Ayrıca kitap Person Of İnterest ( 2x02) ve Lost (4x05) bölümlerinde yer alıyor. Filmini izlemek isteyenler için ; youtu.be/8VNFv0Tambg?si=...
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Bolaňo'nun ilk eserlerinden, ölümünden sonra fark edilmiş eser. Bolaňo çok iyi bir anlatıcı.Tatille başlayan kitap gerilimin dozu sürekli artan, huzursuz,ilginç bir atmosfere sürüklüyor okuru. Almanya Savaş Oyunları Şampiyonu Udo, ailesi ile gitmiş olduğu İspanya'daki sahil kasabasına bu sefer sevgilisi ile gider.Güzel başlayan tstil Alman bir çift ile tanışmalarının üzerine gölgelenmeye başlar,Charly'nin denizde kaybolması ile dramatikleşir. Süreç ilerlerken Udo kendini oyuna verir.Yaz yerini sonbahara bırakırken Udo'nun zihni de "Yanık"ile oynadığı oyun stratejileri ve rüyalarının etkisi ile karmaşıklaşır, bir nevi kuşatılır. Yenilmeye olan yakınlığı onu başka bir boyuta taşır, başka gerçekler ile yüzleştirir.Otelin sahibi Frau Else, bir taraftan oteli yönetmeye çalışırken diğer taraftan ölüm döşeğindeki kocası ile ilgilenmektedir.Bir anlamda arkada hep ulaşılmaz bir tablo gibi kalır.Oyundaki yenme-yenilme çatışması, ilginç, karanlık, gizemli "Yanık"karakteri, ortalarda çok görünmeyen ama yattığı yerden varlığını hissettiren Frau Else'nin kocası,yazın sahilde olup olmadığı gizli kalan bir tecavüz vakası, Hanna ve Charly arasındaki toksik ilişki,Else'nin yakın ama uzak halleri, otel koridorlarından fırlayan çocukluk anıları ile zengin bir ilişkiler ağının içine sokuyor bizi kitap.Özellikle Yanık ile oynadığı ksybetmeye yaklaştıkça gerilimi artan oyun ile beraber güzel İspanyol kasabası gri ve puslu bir havaya bürünür adeta.Evet, Bolaňo'nun en güzel kitabı değil ama akıcılığının altında yatan derinliği ve dozu artan gerilimi ile zenginleşen güzel bir kitap.Severek okudum.
Üçüncü ReichRoberto Bolano · Can Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·207 syf.·
2026 92. kitabı
Bazıları için sıradanlık normaldir; sıradanlığın ötesini görebilmek ise deliliktir. Charly García tarih içinde vahşi, korkunç ve tüyler ürpertici bir yolculuğa çıkaracak. Tarihte yaşanmış büyüleyici ve kan dondurucu olaylar ile arkasında bıraktıkları izlerle dolu olan bu Manyaklıklar Tarihi oldukça ilginç bir serüven yaşayacaksınız.. Ünlü katillerden öldürülen krallara, tarihe mal olmuş doğal felaketlerden bulaşıcı hastalıklara kadar birçok sahneye tanık olacağınız bu kitapta aynı zamanda hem kanınız donacak, hem de oldukça eğleneceksiniz. Degışiklik iyidir deyıp bu kıtabj okudum Adından anlaşılan bir kitap Vaktiniz olursa, Bır bakın Manyaklıklar Tarihi
Araştırma-İnceleme Tarih
Manyaklıklar TarihiClive Gifford · Halikarnas Yayınları · 201527 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 21:58
Beyaz Zenciler”, toplumun kenarında kalmış insanların hikayesi gibi görünür. Ama aslında bu kitap, her zaman biraz fazla hisseden, biraz fazla inanan, biraz fazla bekleyen insanların hikayesidir. Ben bu kitabı okurken, yazarın kelimelerinde kendini dışlanmış hissetmiş herkesin nefesini duydum. Erling, Rita, Charly… Üçü de kendi yollarında yürürken aynı boşluğa düşüyorlar: “Anlaşılmamak.” Bu kitapta beni en çok etkileyen şey; karakterlerin kötü, umutsuz ya da yıkıcı olmamaları… Aksine, her biri iyi kalpli ama yorgun. Ve bu yorgunluk, insanın içindeki “anlam arayışının” ağırlığını taşıyor. Onlar sisteme karşı çıkıyor gibi görünseler de, aslında sistemden değil, kendilerinden kaçıyorlar. Bu kitabı okurken hissettiğim : Sanki herkes bir şekilde bir başkasının omzuna yaslanmak istiyor ama kimsenin omzu kalmamış. O yüzden kitap boyunca bir yalnızlık kokusu var. Rita’nın savrulmuşluğu, Charly’nin kırılgan isyanı, Erling’in kendi iç sesiyle mücadelesi… Hepsi bana bir şeyi hatırlattı: “Hassas olmak, bu dünyada çoğu zaman cezalandırılan bir şeydir.” Ama aynı zamanda… Hassas olmak, hâlâ insan kalabilmenin de tek yoludur. Belki bu yüzden kitabı bitirdiğimde içimde bir acı değil, bir kabulleniş kaldı. Evet, dünya adil değil. Evet, insanlar birbirini çoğu zaman anlamıyor. Ama biz hâlâ sevebiliyorsak — hâlâ hissediyorsak — hâlâ insanız. Bu kitap çok etkiledi beni. benim için bir roman değil, bir farkındalık aynasıydı. Bu kitap bana insan olmanın sancısını, kaybolmanın inceliğini, vazgeçmeden devam etmenin zarafetini gösterdi. Ve ben şunu anladım:
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,210 okunma
10/10
·352 syf.··
2025 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 13:12
Ingvar Ambjornsen’in otobiyografik romanı olan ‘Beyaz Zenciler’i yazmaya başlama hikayesi oldukça ilginçtir: 70’li yıllarda günlük türünde yayınlanan ve geneli uyuşturucuyu, alkolü, bu maddelere müptela olmuş insanları kötüleyen türden eserler patlak verir. Yazarımız bu eserleri okudukça içten içe öfkelenir ve bunların yalan, dolandan ileri gitmeyen sahtekârların eserleri olduğunu düşünür. Sonrasında da ‘Beyaz Zenciler’i yazarak gerçekliği, yaşadığı gerçekleri okuyucuyla buluşturmaya karar verir. Böyle de olur sahiden. Bizler eseri okurken yazarın her şeyi olduğu gibi tüm çıplaklığıyla aktarma çabasında olduğunu hissederiz; ne kötüler ne de güzeller bize yaşananları, neyse odur… ​ Kitap Erling adındaki bir gencin kafa dinlemeye, kitaplar yazmaya, hayatın tadını çıkarmaya gittiği İspanya’dan bunalarak memleketi Norveç’in Oslo şehrine geri dönmesiyle başlar. Ne var ki burada da kendini evinde, onu kucaklayan bir yerde hissedemez. Onun ‘evim’ diyebileceği bir yer hiç olmamıştır; hep göçebe yaşamıştır hayatını. Her ne kadar ‘evim’ diyebileceği bir mekânı olmasa da ‘evim’ diyebileceği insanlar vardır: kan kardeşi Charly ve ruh eşi Rita. Asıl anlatıcımız Erling’se de bu iki karakterin kişilikleri, duyguları, durumları öyle derinlemesine aktarılır ki bize birden çok ana karakterimiz varmış hissiyatı verir. Aralarındaki bağ öyle kuvvetlidir ki birbirleri olamadan yaşayamayacaklarını anlatıcı direkt aktarmasa da siz okurken hep anlarsınız. Onlar bir beyinin bütünleyici parçalarını oluştururlar: Erling: duygu, Charly: zekâ, Rita: sezgidir. ​ Kitabın olay örgüsü Erling’in küçük çocukluklarından yirmi sekiz yaşlarına kadar yaşadıkları olayları, tanıdıkları insanları, çektikleri acıları, duydukları sevinçleri, büyük umutları, derin umutsuzlukları, birlikteliği, yalnızlığı kısacası
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,210 okunma
Reklam
Reklam