cheblo

cheblo
dalga gider, sahili hatırla
Birkaç dakika geçmeden aklım başka yerlere takılır, beni bekleyen çayırları, birlikte oyun oynamak istediğim köpekleri, dünyaya gelmek üzere olan buzağıları, sırf oyun olsun diye birbiriyle tokuşmalarına izin verdiğimiz keçileri, deredeki -ya da nehirdeki- balıkları düşünmeye başlardım. (Tamam, Agnese'nin bana öğrettiği bir şey olabilir: O bana, hiç acele etmeden ve bir şeyler ispatlamaya çalışmadan güzelce anlatılan hikâyelerin ne kadar keyifli olduğunu öğretti.)
Sayfa 197·Kitabı okudu
Reklam
Hani siz de bilirsiniz ya, bazen bir işe odaklanınca gözlerinizi kapadığımızda bile o işi görmeye devam edersiniz. Saatlerce hayvanlarla uğraşırsak göz kapaklarımızın altında ve göz bebeklerimizin önünde ilerleyen parlak şekilli hayvanlar görürdük. Bahar aylarında çorba ve omlet yapmak için torbalar dolusu şerbetçi otu toplarsak iç içe geçmiş filizler görürdük. Sonbaharda mantar toplamaya gidersek gözümüzün önünde daha kalın ve güzel olanları görürdük. Aynı şey, bol olduklarında odunlar ve balıklar için de geçerliydi. Çocuklar böyle şeyleri çok sever. İçlerinde çocukça bir şaşkınlık uyandırdığı için bu ışık oyunları büyüklerin de hoşuna gidiyor. Ama taşlarla uğraştığımız günlerde gözlerimizi kapadığımızda sadece çirkin, gri kaldırım taşlarını görüyoruz. Ve bu bize hiç de keyif vermiyor.
Sayfa 147·Kitabı okudu

cheblo

, bir kitap okudu
9/10
·299 syf.·
2025 23. kitabı
Tarık Tufan
8.4/10 · 8,5bin okunma
Aptal biri değilim. Sadece insanın ne kadar düşebileceğine dair iflah olmaz bir merakım var.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Yeteri kadar sevilmemiş insanlar gibiydi: yeni tanıştıklarının çok sevmesi için özel bir gayret içine giriyordu. Yüzünden anladım, belli etmedim.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam