Çünkü onu masum görmeye, onu affetmeye, yine eskisi gibi sevmeye şiddetle ihtiyacı vardı. Gönül aşk sarayını yıkılmış görmektense bazı hakikatleri çiğnemekten çekinmez.
Efendi'nin ettiği hafif tek temennaya¹ karşılık -vücuduna vermiş olduğu o kargacık burgacık şekli asla bozmaksızın ayakları geri geriye işler ve sağ elinde de bir temenna yaylım ateşidir gider. O acayip tornistan² tavrıyla arka arka gide gide nihayet gidecek yer kalmaz. Arkası duvara dayanır. Yine o vaziyette bir süre de ayakta durur.
Nihayet Dehri Efendi olağanüstü bir iltifat olarak "Otur" emrini verir. Bu iltifata karşılık bir ikinci temenna yaylım ateşi nöbeti daha olur. En sonunda Sadri şamandıra üzerinde tek ayak üstünde martı durur gibi boynunu bir tarafa büküp vücudunun hemen hemen onda bir kısmı temas edecek kadar çekingen bir tavırla sandalyelerden birinin ucuna ilişir. Dehri Efendi Sadri'nin işte şu hallerinden fevkalade terbiyeli biri olduğuna karar vermişti.
Sayfa 32 - ¹: Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam. ²:Geminin pervanesini ters yönde çevirme.·Kitabı okudu
O saate kadar yağmur yağmamıştı. Tam tersine ay, gökyüzünün tam ortasındaydı, hava berraktı, tepenin ta altındaki mezarlıkta ışıl ışıl parlayan ateşlerin ışığı bir çizgi halinde görünüyordu. Öte yanda da ay ışığının altında masmavi görünen muz bahçeleri, hüzünlü bataklıklar ve Karayip Denizi'nin fosforlu ufuk çizgisi seçilebiliyordu.