cheblo

cheblo
dalga gider, sahili hatırla

cheblo

, bir kitap okudu
Puan vermedi·494 syf.·
2024 3. kitabı
Adam Fawer
8.5/10 · 98,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Hemen ışıkları aç!" diye emretti. "Olur," dedi Grimes dalga geçer gibi. "Ben de aslında aynen öyle yapmayı planlıyordum. Aynı şeyi düşünmüşüz, sen benden uzun yaşayacaksın Jimmy." "Grimes, ciddiyim. Anlamıyorsun, ışıkları hemen yakman çok önemli." "Elimden geldiğince hızlı çalışıyorum. Ama seninle telefonda konuşmak beni ya-vaş-la-tı-yor."
Sayfa 437·Kitabı okudu
"Yaptım bile," dedi Grimes. "Ekibiyle bir dakika sonra havalanıyor." "Ona hedefin yerini bildirdin mi?" diye sordu Forsythe. "Hayır," dedi Grimes gözlerini devirerek. "Tahmin et hedefin yerini, daha eğlenceli olur, dedim."
Sayfa 390·Kitabı okudu
Tversky başını salladı. "Peki ya auralar ve nöbetler?" diye sordu Forsythe. "Auralar, beyin nonlokal gerçeklerle temas edince oluşan bilinçli süreçler. Ama bu beyindeki nevral aktiviteyi artırdığı için bir nöbeti tetikliyor." "Yani parmağını elektrik prizine sokmak gibi mi?" Tversky, bu saçma örneğe kızdı ama "Evet öyle bir şey," demekle yetindi. Forsythe, onu konuşturmak için başka bir soru daha sordu. "Bu teorilerini destekleyen başka çalışmalar da gördün mü?" "Birkaç tane var ama sayıları çok az. Birkaç yıl önce tartışmalı bir çalışma vardı. Bazı Çinli Qi Gong uygulayıcıları, zihinlerini kullanarak bazı kimyasalların nükleer manyetik rezonansının spektrumunu etkileyebildiler." Forsythe başını salladı. Qi Gong'u duymuştu ama bunu yapanların bir tarikat olduğunu düşünmüştü hep. Ancak meditasyon tekniklerinin dünyada yaygın olduğunun farkındaydı. "Başka bir çalışmada, bir Alman bilim adamı, yoga ustalarının derin meditasyonla beyin dalgalarını belirgin bir şekilde değiştirebildiklerini kanıtladı. Ayrıca, profesyonel psişiklerin de temporal loblarının EEG'si çekildiğinde atipik veriler elde edildiği biliniyor."
Sayfa 384·Kitabı okudu
Tversky çenesini ovuşturdu. "Hâlâ emin değilim. Ama bir tahmin yürütmem gerekirse bence temporal lob beynin nonlokal gerçeklere erişmesine izin veriyor." "Nonlokal gerçekler mi?" diye sordu Forsythe. Bu terimi daha önce de duymuştu ama anlamını pek de bilmiyordu. Tversky açıkladı. "Bildiğin gibi maddeyi oluşturan 12 kuark ve 12 leptondan bizim evrenimizde sadece birkaçı var. Geri kalanları ya yok ya da bir nanosaniye içinde yok oluyorlar. Ama birçok fizikçi bunları başka evrenlerde -paralel evrenlerde ya da nonlokal gerçeklerde- bizimkiyle aynı anda var olan bir evrende, bizimkilerle birlikte var olduğunu düşürüyorlar. Ancak bu paralel evrenlerde bizimkinde olan kuark ve leptonlar değil de başka leptonlar var." "Çok ilginç," dedi Forsythe. Gerçi Tversky'nin ne dediğini tam olarak anlayabilmiş değildi. Kuantum mekaniğini fazla soyut bulduğu için pek ilgilenmemişti. Fizikçilerin bildiğimiz evrende var olmayan subatomik yapıtaşları bulduğunu biliyordu ama bunu önemsememişti. Sonuç olarak, gerçeklikte var olamayacak hipotetik yapıları incelemenin ne gibi bir faydası olabilirdi ki? "Özünde," diye devam etti Tversky, "Sağ temporal lob bilinçli zihnimiz ve nonlokal gerçekler arasında etkileşimi sağlıyor. David Caine'nin yaşadığı halüsinasyonlar ve öngörüler bence onun sağ temporal lobunun zamanın var olamadığı, uzamsız bir nonlokal gerçekten bilgi edinmesini sağladı." "Bu da imkânsız çünkü kuantum mekaniğine göre zaman ve uzam sürekli değil, bu nedenle de zamanın dışında varlar," dedi Forsythe, Einstein'in Görecelik Teorisi'ni bildiği kadarıyla anlatmaya çalışarak.
Sayfa 383·Kitabı okudu