Ben her zaman kibirle adına ruh, mantık, duygu dediğimiz acı olarak nitelendirdiğimiz şeylerin aslında ne kadar zayıf, zavallı, sıkıntı veren şeyler olduğunu yine korku içinde hissediyorum, çünkü böyle zamanlarda beden yok olmuyor, çarpan kalbiyle o anlara tahammül ediyor, yıldırım çarpmış bir ağaç gibi yere yığılsa da yaşamaya devam ediyor insan. Bir an için bu acı dizlerimin bağını öyle bir çözdü ki soluk alamadım, cansızmışım ya da ölecekmişim gibi hissederek o banka yığılıp kaldım. Ama dediğim gibi tüm acılar korkaktır, güçlü yaşama arzusundan dolayı geri çekilir. Bu arzu düşüncelerimizde var olan ölüm tutkusundan çok daha güçlü bir şekilde bedenimizin her bir zerresinde mevcuttur.