Ben bunu mülkiyet olarak düşünürdüm bu cümle ile. Hani insanlar toğrağı sahipleniyor ya, burası bizim ülkemiz vs. İnsanın mülkiyet hakkı iki ayağının kapladığı yer kadar oysa. Nereye basıyorsan o an orası senin! Basmadığın yer senin değil. Bu mülkiyet en çok uyurken çoğalabilir çünkü o zaman da uzandığın yer kadar olan yer senin. İnsan bunu anlayınca aslında daha özgür oluyor, sahiplendiği şey çünkü insanın da sahibi oluyor. Toprak için ölüyor, toprak için yoruluyor. Oysaki iki ayağının kapladığı yer kadar toprak.
Sinir bozucu aslında. İnsanın kendine ait olan şeylerin kendine ait olması için uğraşması. Bu dünyanın bi cehennem olma ihtimali sanırım oldukça yüksek.
Bunu bu kitabı okumamış olsam da ben de böyle hissetmişimdir hep. Eğer kendi canından birileri varsa o toprağın altında, insan oraya ait hissediyor kendini gerçekten. Garip ama ben bunu böyle hissetmiştim gerçekten.