Bir büyüğün, küçüklere yazdığı basit anlatımlı bir kitap. Büyüklerinde, sanki küçük bir çocuğun aklından çıkmış gibi şaşırdıkları bir kitap. Nasıl bir yerden bitme boyundan büyük bir cümle edince şaşırılır, aynen öyle bir ilizyona sebep olmuş bir kitap. İddaa ediyorum, aynı kitabı, aynı yazar, çok daha edebi ve bilimsel bir dil ile büyükler için yazsaydı, bu kitap bu ilgiyi görmezdi.
Demek ki, egomuza değmeyen şeyler bizim için güzel görünmekteler. Bu kitap, bir çocuğun hizasından kaleme alındığı için, büyüklerin egosuna hiç temas etmeden, doğrudan dimağa ulaşıyor. Demek ki egosuz şekilde gözlemlenebilen dünya olduğundan daha güzel ve kıymetli oluyor. Bence bu kitaptan asıl alınacak ders bu olsa gerek.
Kitabın içeriğine gelince:
Okunmaya değer hoş bir kitap. Yukarıdaki ilizyona ben çok kapılmadım ama yinede hoş bir kitap. Ancak mevcut övgü ve ilgi biraz fazla olmuş. Ölçekli bir anlatım yapılmış. Yaşam ve yaşamın içindeki çok tekrar eden olaylar modellenmiş, çocuksulaştırılmış, basitleştirilmiş ve anlatım böyle yapılmış.