dilay

dilay
digital reading diary of an infj
Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kim bilir büyüdüğümüzde, şimdiki acılarımızı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş gibi hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi haline bırakmaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalık mı acaba? Ama kızamıktan ölenler, gözlerini kaybedenler de var. Kendi haline bırakmak olmaz.
Pınar isimli okura yanıt verildi
dilay
galiba öyle... Bu gidisle daha da buyumemek icin her seyi yapmaya baslicam birazdan
Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kim bilir büyüdüğümüzde, şimdiki acılarımızı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş gibi hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi haline bırakmaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalık mı acaba? Ama kızamıktan ölenler, gözlerini kaybedenler de var. Kendi haline bırakmak olmaz.
Pınar isimli okura yanıt verildi
dilay
Sanırım her şeyin bir mevsimliğine olması burada kendini daha da gösteriyor. Mevsimler kadar geçici şeyler adına hayatlarımızdan , kendimizden çokça şey bırakıyoruz. Yine de çocukken mutlu olabildiğimiz o şekere şimdi yetişkin halde öylesi anlamlar yukleyemiyoruz, mutlu bir anı olduğu için sorun yok. Üzücüler de yaşanması gereken şeylermis , mutlu anılar kadar onlar da parçamız:')
"Çünkü herkesle aynı şeyleri okuyunca, ister istemez herkes gibi düşünürsün. Bu kaba ve zevksiz insanların dünyasıdır. Ciddi insanlar böyle şeylere zaman harcamaya utanır"
dilay
ben buna hiç katılmıyorum diyemem ama katılıyorum da denilemez. canım kitap yine gride bıraktı beni