Cihat Çelebi

Cihat Çelebi
@chtclb
Coğrafya kaderdir.
Endüstri Mühendisi
Yüksek Lisans
52 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.
Sayfa 81·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Lamia Hanım'a Mektuplar
Bütün kitaplar yavan, bütün şiirler soluk, bütün şarkılar ahenksiz. Zirvelerdesin, büyük mustariplerin, büyük ermişlerin, büyük ruhların kanat çırpdığı zirvelerde. Ve kendimden utanıyorum, ben toprağım, sen arş. Ben ten'im, sen gönül. Ben alev'im, sen ışık. "Ben sen'im" diyorsun. Saçlarımı okşamak istediğin zaman, kendi saçlarını okşa. Lal Ded'i hatırladım, gerçekde Lal Ded sensin, her asırda başka bir adla tecelli etmişsin. Leyla bir tomurcuk, sen bir muhteşem gül. Leyla bir mısra, sen bir destansın. Leyla bir kıvılcım, sen bir şafaksın. Leyla bir tecessüs, Leyla bir masal, Leyla yaşamayan, Leyla bir yarım. Hangi sevgili seninle boy ölçüşebilir? Lamiam benim. Sen doyulmayan,sen kanılmayan, sen rüya, sen gerçek.
İlişkiler
Anne girmem bu oyuncak dükkanına Orda toplar, tayyareler, tanklar var. Seviyorum söğüt dalı atımı Tekme atmaz, ısırmaz Ben yaşamak istiyorum Ağaç gibi sessiz sessiz ve rahat Karınca kararınca değil, serile serpile boylu boyumca. Anne girmem bu oyuncak dükkanına orda toplar, tayyareler, tanklar var. Cahit IRGAT
Şiir
Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a yazdığı son mektup satırları.. ‘25 Temmuz 1922 Naciyeciğim, sevgili sultanım, cici efendiciğim! Bugün pek sıkıntılı bir hava, tuhaf bir sis, güneş görünmüyor. Düşmandan bir hareket yok. Fakat henüz sabahtır. Hastalarımı geri gönderdim ve Afgan emirinin askerinin ve muavenetinin çekilmesinin iyi olmadığını ve Bolşevikler’e emniyet caiz olamayacağını bildirdim. Ve hiç olmazsa eczá-yı tıbbiye ve sair malzemesinin iadesini istedim. Bakalım, ne olacak? Bir de Hacı Sami ve diğer arkadaşların bu tarafa geçmesine müsaade olunmasını talep ettim. İşte efendiciğim, hemen şu satırları yazarak mektubumu kapatıyorum ve içine her gün sana topladığım buranın yabani çiçeklerinden maáda, kaç gecedir altında yattığım karaağaçtan kopardığım ufak bir dalı leffediyorum. Seni öper, sever, kucaklar, bu mevcudiyet-i maddiyemle aşk ve iştiyakımla sarılarak... Hüda’nın birliğine yavrularımla beraber emanet ederim ruhum efendiciğim. Karaağaca çakımla ismini yazdım. Enver’in..
Edebiyat
leylâ, leyl'den yâni geceden gelir. bazı kayıtlara göre "saçları gece gibi simsiyah olan kadın" demek, bazı kayıtlara göre ise "aşırı sarhoş olmuş kimse" anlamına geliyor. erzurumlu emrah'a göre "felek çakmağını üstüme çaktı/beni bir onulmaz derde bıraktı/vücudum şehrini odlara yaktı/yandım ateşine su leylâ leylâ" demekti. mecnun'a göre, rivayet odur ki ondan daha güzel kadın gelmedi yeryüzüne, dönem padişahına göre dönemin en çirkin kadınıydı leylâ. mecnun'un gözünden görmedikleri için öyle olduğunu düşünüyor olsa bile mecnun, rivayetlere göre çirkin bir kadındı. mesele bu değil elbette, bir köpeği (o dönemler köpeğe pislik gözü ile bakıldığı rivayet edilir) delirircesine öper mecnun. neden öpersin o pis köpeği mecnun diye sorduklarında, mecnun şöyle cevap verir; leylâ'yı son gören gözler bu köpeğin gözleridir der. bir divaneye göre leylâ hikayesinin kısa hâli "leylâ öldü, mecnun öldü, aşk kaldı sağ" şeklindedir. yani leylâ ya da mecnun ölümlü, aşk ölümsüzdür. sezai karakoç 1954 aralık ayında bir köşe şiiri yazar. sezai bey için leylâ; "ben leylâ gibi güneş doğarken uyanamam. şehir gece gündüz benim içimde uyur. leylâ'yı götürüp londra'nın ortasına bıraksam bir bülbül gibi yaşayışını değiştirmez çocuktur. leylâ diyorsam kesik yanaklarıyla leylâ üç köşeli dünyasıyla okuyla, yayıyla, yaylasıyla, acımasıyla leylâ diyorsam şu bizim gerçek leylâ. biz seni işte böyle seviyoruz leylâ. o gitti! bize ağlamak kaldı kala kala." leylâ ile mecnun rivâyet olduğu için sözlerine "leylâ diyorsam şu bizim gerçek leylâ" diye başlar sezai bey. velhasıl kelam, leylâ hep dert olmuştur, bence leylâ kavuşulmamak adına allah'ın insanoğlu'na gönderdiği bir kadın figürüdür. şimdi ise size biraz "yazımı kışa çevirdin, bak gözümde yaşa leylâm" diyen neşet üstadın leylâsından bahsetmek
Edebiyat
Reklam