“Bütün ömrüm bir mercimek çorbasına fedadır.”
Açlık kelimesi çok sıradan gelse de kitaba başlayınca iliklerinize kadar açlığı hissedersiniz, o kadar ki yazar kitabın bir bölümünde elbisesinin bir parçasını yer. Yazar açlığı o kadar güzel betimliyor ki, bunu yaşamayan biri böyle güzel anlatamaz dersiniz. Knut Hamsun bu kitabı sefalet yaşadığı zamanlar da yazmıştır. Bu kadar yoksulluk ve sefalet içinde olmasına rağmen dilenmeyi ya da başkalarından yardım istemeyi asla düşünmez. Öyle ki açlıktan bitap düştüğü bir gün de kasabaya iner “ köpeğim için bir parça kemik verir misiniz? Üzerinde et olmasa da olur” der. Çok üzücü değil mi ? Orada iliklerine kadar aç bir insan var neden kimse görmüyor diye kahroldum. Empati kurmak için, en iyi dünya klasiklerinden bir tanesi bence okuyun. Keyifli okumalar