10/10
·312 syf.·
2026 14. kitabı
Selamlar sevgili okurlar; Bu defa çok farklı bir türle karşınızdayım. Kitap için mesleki otobiyografi demek de uygun olabilir diye düşünüyorum. Mesleği hâkim olan yazar, kitabın başında hâkimliğe başladığı yolları anlatıp ardından da anılarını anlatıyor. Bu anılarla beraber dile getirdiği görüşleri arasında çok güzel alıntılar da yer aldığını belirtmem gerekir. Ayrıca özellikle beni etkileyen bazı anıların da içindekiler bölümünde yanına işaret koydum, onları da sizinle paylaşmayı istiyorum. Bahsettiğim anılardan ilki, "Tanığa Parmak Atan Sanık" isimli anıdaki toprak vakası. Savcı olmak üzere hukuk okuyan bir arkadaşım "Türkiye'de öyle dava örnekleri var ki, diğer tüm ülkelerdeki suçların her birini görebilirsin," demişti. Gelelim ismini andığım davadaki gözlerim adeta fal taşı misali açıp "nasıl yani?" diye sorduğum o mevzuya: bir toprak vakası var ve -okuyanlar anlayacaktır beni- adamın biri, ektiği biçtiği toprağın kendi toprağı olduğunu iddia ediyor ancak o toprak onun toprağı değil. Hâkim yemin etmesini istediği sırada ise öyle bir cevap veriyor ki… Şaşıp kalıyor insan. İkinci bahsedeceğimi anının ismi ise "Aldanış Hikâyeleri". Bu anıda ise yazarın bir alıntısı var ki, onu çok mantıklı bulduğumu söylemem gerek. Yorum bittiğinde ya da sonrasında alıntı olarak paylaşabilirim belki. Üçüncü anı ise "Ben Dolandırıcıyım" isimli anı. Bu anıdaki itiraf ve mahkûmun hâkimden istediği talep beni gerçekten hem şaşırttı hem de güldürdü. Daha bahsini edeceğim altı anı daha olduğundan böyle kısa kısa yazıyorum. Bir sonraki anının ismi ise: "Parmaklıklar Ardında". Açık ara tüm anılar, hatta bu belki de bu yıl okuduğum tüm kısa öykü vb. hikâyeler arasında beni en çok duygulandıranıydı. Üstelik masum bir canın, gerçekten de en masum suçlunun böylesine acı bir hikâyeyi kurban
Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin AnılarıKasımcan Sarıkaya · Adalet Yayınevi · 202485 okunma
7/10
·412 syf.··
2025 49. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 06:25
Cardan hiç beklediğim gibi çıkmadı. Kafamda çok farklı canlandırmışım. Kitabı okurken hep sessiz atın çiftesi pek olur misali Cardan'ın o alaycı, tumturaklı prens tavırlarını sürpriz diyerek üstünden atacağını sandım, olmadı. Anlaşılan ilerleyen kitaplarda belli ölçüde bir dönüşüm yaşayacak da çifte filan gelmeyecek. Bunu sorun etmemin tek sebebi de Jude. Çünkü kimse Jude'a haddini bildiremedi ve çok içimde kaldı. Cardan'dan bunun gelmesini çok isterdim. 17 yaşındaki insan bebesi periler alemini birbirine kattı, herkesi dize getirdi ve hiçbir şey eline yüzüne bulaşmadı. Sadece Balekin'i, Madoc'u ve elbette Cardan'ı sinirlendirdi. Sinirlendirdi de ne oldu? Al ne halin varsa gör denildi. Kitabın sonu beni tatmin etmedi.
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,342 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2025 141. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 22:13
DÖRT DÖRTLÜK - 1- Toplumu toplum yapan ferttir, unutulmasın Her zulüm, zalime de derttir, unutulmasın Sen ona ne yüklesen; sesi pek çıkmaz, amma Uslu atın çiftesi serttir, unutulmasın - II - Yaramadı kimseye onca kuvvet macunu Onlara inananlar yaladı avucunu Kantarın topuzunu kaçırırken birisi Birisi de kaçırdı çoktan ipin ucunu - III - Hep aynı şeyi söyler kimi kekeler gibi Saldırır dört bir yana azgın tekeler gibi Akıllının sesi pek çıkmazken bu devirde Kimisi de gümbürder boş tenekeler gibi - iV - Adam var, adamcık var, kadın var, kadıncık var Cahil bir türlü amma: Aydın var, aydıncık var Bir de son zamanlarda uluorta konuşan Kabaca birçok hıyar, kibarca bir cacık var
Hayata Dair
Taşlamalar Hicivler 2Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 2008189 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
Bugün sizlere @kasimcansarikaya 'nın kaleminden çıkan hayattan bir eser ile geldim. Kitabımız hakimlik yolu, hakimlik anıları ve adliye dışı olmak üzere yazarımızın okul hayatı ile başlamaktadır. Kitapta başarılı bir eğitim hayatından sonra genç yaşta mesleğe atılan yazarımızın karşılaştığı veya meslektaşlarından duyduğu farklı davalara bir bir şahit oluyoruz. Ben gerçek hayattan anılar okumayı sevdiğim için benim fazlasıyla etkileyen bir eser oldu. Hakimlik anılarını okurken bir çok bilmediğim kelime ile karşılaşsam da yazarın kelimeleri paragraf içinde veya dipnot kısmında açıklaması çok hoşuma gitti. Mahkeme veya hukuk diyince insana direkt oranin ciddiyeti tesir eder ya eseri okumadan önce çok biraz tedirginliğim vardı ancak okurken sayfalar su gibi akıp gitti. Birbirinden farklı, komik, garip veya fazlasıyla üzücü olan davaları okurken hem üzüldüğüm, hem güldüğüm hem de bilgilendigim bir eser oldu benim için. Mesela İç Çamaşırlı Savunma ve Ahiret Mahkemesine Görevsizlik davalarını okurken istemsiz güldüm. Hakim Bey'in Zabit Katibine takılarak yüce ahiret mahkemesi şakası yapması ve segbis bağlantısı istemesi komik gelmişti. Aynı zamanda bu davaların arasında çok ağır olanları da vardı, cinsel suçlar bence en ağır davalardı. Beni en çok üzen davalar ise En Masum Suçlu, Uysal Atın Çiftesi, Patolojik Uzamış Yas, Tereddüt Kesisi, Parmaklıklar Ardında ve Gayrimeşru Babası davaları çok üzücüydü. Bunlara kısaca değinecek olursam En Masum Suçluda minik kıza sarılabilmek istedim, kendisinin bir suçu olmadigini söyleyebilmek isterdim. Uysal Atın Çiftesindeki kadın katil olmasına rağmen ona çok üzüldüm ve abisine sinir oldum. Açıkçası böyle bir bencilliği insanlar hiç düşünmeden nasil yapabiliyor anlamıyorum. Tereddüt Kesisinde yaşlı teyzeye sarılabilmek isterdim
Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin AnılarıKasımcan Sarıkaya · Adalet Yayınevi · 202485 okunma
9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2024 138. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Kasımcan Sarıkaya kaleminden Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin Anıları kitabının yorumu ile geldim Aralık ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 357 sayfalık bir kitap🩶 "Hukuk kurallarının bulunmadığı toplumlarda toplu yaşama kültürü tesis edilemez. Bu nedenle hukuk, insan için hava ve su kadar önemli bir ihtiyaçtır." Üç bölümden oluşan kitabımız; Hakimlik Yolu, Hakimlik Anıları ve Adliye Dışı. I.Bölüm Hakimlik Yolu, isminden de anlaşılacağı üzere hocamızın yaşadığı yer olan Ankara ve Üniversite sınavı hazırlığı, Hukuk Fakültesi tercihi, Hakimlik yolunda kura ve tayin zamanı yaşadığı olayları kaleme almış. II.Bölüm Hakimlik Anıları, tayini Tekirdağ'a çıkan yazarımızın Adliyede girdiği davaları, diğer Hâkim ya da Savcı arkadaşlarının bakmış olduğu ilginç davalar kaleme almış. Davalarda kişilerin gizliliği korunmuş ve mahremiyetlerine saygı gösterilmiştir. Dava başlıkları; Emri Cinler Verdi, Uysal Atın Çiftesi, Penis Davası, Bir Mezarlık Üç Ceset, Duruşmaya Ağlama Arası gibi oldukça ilgi ve dikkat çekiciydi. III.Bölüm Adliye Dışı, başlıktan anlaşılacağı üzere bu bölümde hocamızın adliye dışında günlük hayatta başına gelen merak uyandırıcı olayları kaleme almış. Bu yıl içerisinde yaşadığımız üzücü 6 Şubat depremi, adli tatil, zoraki ev arkadaşı ile anıları. En son Hakim ve Savcılık mesleği üzerine anlatıya yer verilmiş. "Yeryüzündeki en önemli ve kutsal uğraşlardan biri hukukçu olmaktır." Anı kitabı olarak nitelendirilebilir fakat içerisinde öykü tadında ilgi çekici olaylara gerçekliğiyle tanıklık edeceğiz. Hayatın içinden olan olaylar gülümsetip düşündürse de hüzünde peşini bırakmıyor. Sade akıcı bir dil, davalarla ilintili kitaplardan ve filmlerden yapılan alıntılar, bir kaç kelime dışında bilmediğimiz bir hukuki terimin olmadığı ve açıklayıcı bir dipnot kısmının olduğu kitabın
Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin AnılarıKasımcan Sarıkaya · Adalet Yayınevi · 202485 okunma
7/10
·382 syf.··
2024 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 13:02
Esir Şehir üçlemesinin ikinci kitabı isminden de anlaşılacağı üzere hapishane de geçiyor. Kâmil Bey 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır ve yeni yapılan ve de içinde türlü sayısı da ağır suçlunun bulunduğu bir hapishaneye konulmuştur. Eğitimli düzgün bir insan olan Kâmil Bey için asıl ceza bu 7 yıl değil, bu normal hayatta asla bir iletişimi olmayacağı abuk, subuk kişilikler ile bir arada yaşama mecburiyetidir. Kâmil Bey'in hapishane de bu insanlar ile yaşadığı sıkıntılar bir gün bardağı taşırıyor ve hiç beklenmedik bir şekilde hani "yumuşak atın çiftesi sert olurmuş" misali bir patlama ile sonuçlanıyor. Böylece kitabın birinci bölümü tamamlanıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise öncelikle Kâmil Bey'in koğuşu değiştiriliyor ve artık etrafında kendisi gibi "siyasi suçlular" bulunmaktadır. Böylece kendisi ile aynı dili konuşan ve birbirini anlayan insanların olması Kâmil Bey'e nefes aldırıyor. Şimdi sıra asıl merak ettiğim üçlemenin son kitabında: Yol Ayrımı Herkese faydalı okumalar dilerim.
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · Sander Yayınları · 19785,4bin okunma