Zihinlerinin kumaşı tamamen farklı malzemelerden örülüydü. İşte bu yüzdrn Batı’nın maddi başarısı ve ilerlemesi, Çin’in derin uykusunda hiçbir gedik uyandırmıyordu.
Bazısı savaşacak, bazısı hükmedecek, bazısı dua edecek, geri kalan herkes de didinip acı çekecek, uygarlığın muhteşem güzelliği ve olağanüstü haşmeti sonu olmaksızın, tekrar ve tekrar, kanayan cesetleri üzerinde yükselirken.
Her şey yok olur. Geriye sadece kozmik güç ve madde kalır, daimi bir akış içerisinde, daima hareket ederek, tepkiyerek, sonsuz türleri vücuda getirerek…
Uygarlığımızın orta yerinde, kenar mahallelerimiz ve işçi varoşlarımızda barbarlardan, vahşilerden oluşan bir tür yetiştirmiştik ve şimdi, felaketimizin içinde bu tür, tıpki vahşi hayvanlar gibi bize saldırıyor ve bizi yok ediyordu. Ve kendisini de yok ediyordu.