Osman’ın korkuları, lüks düşkünlüğü, hayatta “bir şey”olamama durumu, suçlu arayışları, kardeşine dahi söz geçirememesi nedeniyle kendisi ve bir kadının hayatı mahvoldu. Osman’ın ilk düşüşüydü ve kaldıramadı. Aldığı bir ton yanlış karar herkesin hayatında bir yere dokundu ve dokunduğu yeri yaktı. Osman karakterinin saf bir tarafı hep vardı, Şebnem gibi bunu bende kabul ediyorum. İnsanların bu kadar kötü olabileceğine babası ya da Teoman’a rağmen inanmıyordu bence. Ve hayatında başaramadığı her şey için başka bir suçlu arıyordu. Bir kez olsun suçu kendinden bulsaydı bazı şeyler farklı olabilirdi. Ama geç anladı. Anlatımlarında halen suçu bölüşmüyor kendisinin suçlu olma ihtimalini düşünüyor, kesinliğini de düşünmüyor. Bu seri cesaret mi korku mu ikileminde ikisinin de kazanmadığı bir düşüş, yere çakılma hikayesiydi zaten. Güzel inişti, tüm pilotları tebrik ediyorum. :) Son olarak röportajlardaki hafızanın yanıltıcı yönü ve insanların farklı yönlerden bazen aynı yere çıkan düşünceleri, bazen gerçeği büyük çarpıtışlarının bu şekilde ele alınmasını okumak güzeldi. İnsanın konuşması insanı ele verir kanısındayım. Çok beğendiğim bir seriydi. Ayfer Tunç’tan okuduğum ilk kitaplardı. Kapak Kızı ile başlayıp Yeşil Peri Gecesi’ne uğrayıp Osman’la sonlandırdığımız, okurken keyif veren, keyif verirken üzen, üzüntüden yarım bırakmamak için iyi ki direndiğim güzel bir zamandı. Ayfer Tunç okumalarına devam. :)