Kelimenin tam anlamıyla mucize yoktur. Her şey her şeyi içeriyorsa, her şey başka bir şeye dönüşebiliyorsa, o halde diz çöküp önünde secdeye varacağımız mucizeler olamaz. Bizim mucize sandıklarımız aslında nedenleri bilinmeyen nadir olayları adlandırma çabamızdan ibarettir. Tanrı bu dünyayı yöneten yasaları sonradan bozmak için yaratmıştır.
Tüm sanat eserleri- bizi Tanrı’ya ne kadar yakın hissettirse de- aslında ifadesi mümkün olmayanı rastlantısal biçimde dile getirme çabasının sonucudur ve en nihayetinde Tanrı’nın yaratma eylemini çocukça taklit etmekten öteye geçemez.
Her yolculuk, mekanın sarhış edici cazibesi olarak adlandırılabilecek bir ruh haliyle başlar. Benden hafifçe heyecanla titrer, gözlerin önünden geçen manzaralar baş döndürür.