Kendinizi tanımladığınızda, ani tepkiler vermek yerine düşünerek cevap verdiğinizde, düşünce ve duygularınız hakkında net görüşler belirttiğinizde, ne olduğunuz ve neleri yapmayı kabul edip etmediğiniz hakkında limitler koyduğunuzda, anne-babanızla aranızdaki ilişki de değişecektir.
Yaşamaya değecek bir hayat, hep bunu arıyorum. Ölsem ya da delirsem, belki o zaman dışa vuramadığım bütün duygularımın yöneleceği bir nokta bulunmuş olur.
Ernaux’un Bir Kadın kitabından sonra okuyunca Babamın Yeri’ni daha mesafeli buldum. Yazarın aile içerisindeki yakınlığı, duyguları-düşünceleri tabi ki bunda etkili. Babamın Yeri’nde daha farklı bir baba-kız ilişkisi olacağını düşünmüştüm. Ernaux’un sınıf atlaması, burjuva yaşantısının arka planı babasıyla olan anlatımında ortaya çıkıyor. Babasını anlattığı her cümle de bunu daha çok hissettim. Tabi ki bunlar çok öznel yorumlar kalkmış Nobel Edebiyat ödülü almış ve yaşamından damıtmış bir yazarın kitabına bir okur olarak bir iki şey çiziktiriyorum.