Hasan korkusuzdu. Emir ise kararsız. Tarih korkusuzları baş tacı yapmadı her zaman. Kararsız olanlar da silmedi. İnsanı insan yapan sorulardı. Hasan’ın soruları cevaplayacak kaderi olmadı. Emir ise sobran sayesinde bunları fark etti. Sobran ise kaderini çok küçük yaşta öğrenmiş bir çoçuk. Hayatın gerçeğiydi. Mutlu olmak yetmiyor. Her zorluğun sonu da mutluluk değildir. Yazar bize bir hikaye değil (belki gerçek bilemem) bize uçurtma uçurmayı hatırlattı. Bizden sonraki çoçukların görmediği şeyler. Her çoçuk gökyüzüne bakar. Uçurtmasını sahiplenir. Para değil, güç değil , kariyer değil. Umudu sahiplenir. Doğayı sahiplenir. O anı sahiplenirdi. Emir gene sobran için dua etti söz verdi ama gene sözünde durmadı. Emirin kavgası içindeki benlikleydi. Onu bulmalıydı. Ve buldu. Kendiyle barıştı ama gene söz verecek ve belki gene sözünde durmayacaktı. Ama o uçurtmanın arkasından koşacaktı. Sobran için koşmaya devam edecekti. Teşekkür ederim yazar. Uzun zaman olmuştu mutlulukla umutla biten bir kitabı okumayalı. Okuyun okutun. Güzel kitap