7/10
·244 syf.·
2024 68. kitabı
Graham Norton, sinema tadında bir okuma tecrübesi sunuyor okura. Gündelik, küçük kasabalarda yaşayabilecek olaylar ve biraz da mizah. Tüm hikâyeyi sinematografik şekilde anlatıyor, akıcı bir şekilde. Ara ara okuma zorluğu çekenler için doğru adreslerden biri, dilimize çevrilmiş bir diğer kitabı Koruyucu da öyleydi. İrlanda'da küçük bir kasabayız: Duneen. Kasaba sakinleri olağan hayatını yaşarken çiftliklerden birinin bahçesinde insan kemikleri bulunmasıyla küçük sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlıyor. P.J. Collins de kasabadaki bu hareketlenmeyle ilk kez önemli bir vakayı incelemeye başlıyor: kemikler, kasabada yıllar önce kaybolan Tommy'e mi ait? Bundan sonrası biraz mizah, biraz gerçeklerin su yüzüne çıkışı, biraz İrlanda manzalarının tasviri. Akıp gitsin, tüm anlatılanlar gözümün önünde olsun, küçük bir kasabanın sırlarına ortak olayım derseniz Graham Norton ile tanışın.
ÇiftlikGraham Norton · Yedi Yayınları · 0133 okunma
Puan vermedi·%44 (166/370 syf.)·
Aslında kötü değil ama ara verince ilerlemiyor bir türlü. Mesai çıkışı okumayı kafa kaldırmıyor. Hafta sonu gelene kadar da kitaptan kopmuş bulundum. Başka zaman yine okumayı denerim.
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer OyunlarAristophanes · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018515 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·360 syf.··
2026 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:25
Bazı kitaplar büyük olaylar anlatarak etkiler. Bazıları ise hepimizin bir zamanlar hissettiği ama çoğu zaman kendimize bile itiraf edemediği duyguları öylesine yalın ve dürüst anlatır ki, okurken kendimizi sayfaların arasında buluruz. Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Roman, Napoli’nin yoksul bir mahallesinde büyüyen iki genç kızın; Elena (Lenù) ve Lila’nın çocukluklarından başlayıp on altı-on yedi yaşlarına kadar uzanan yaşamlarını anlatıyor. Ancak bu yalnızca iki arkadaşın hikâyesi değil. Aynı zamanda kendini bulmaya çalışan iki genç kızın büyüme, değişme ve hayata tutunma mücadelesi. Lenù, eğitim yoluyla içinde doğduğu sınıfın sınırlarını aşmaya çalışırken; Lila aynı çıkışı evlilikte arıyor. Oysa ikisinin de ortak bir arzusu var: Kendilerine çizilmiş hayatın dışına çıkabilmek. Biri kitaplara, diğeri zekâsına tutunuyor. Farklı yollar seçseler de aslında ikisi de aynı sorunun peşinde yürüyor: “Ben kim olacağım?” Kitap boyunca en çok etkilendiğim şey ise iki arkadaşın birbirlerine karşı hissettikleri duyguların olağanüstü bir dürüstlükle anlatılmasıydı. Birbirlerini seviyorlar, birbirlerine hayranlık duyuyorlar, zaman zaman birbirlerini kıskanıyorlar, birbirlerine özeniyorlar ve bazen de birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Ama bunların hiçbiri kötü niyetle yapılmış davranışlar değil. Bunlar, kendini arayan iki genç insanın son derece insani duyguları. Aslında çoğumuz çocukluğumuzda ya da gençliğimizde buna benzer duygular yaşadık. Bir arkadaşımızın başarısına yetişmeye çalıştık, onun cesaretine hayran olduk, sahip olduklarına özendik ya da onun gibi olmayı istedik. Ferrante bütün bunları yargılamadan anlatıyor. Bu yüzden okurken karakterleri değil, zaman zaman kendimizi görüyoruz. Roman yalnızca iki arkadaşın hikâyesini
Duygu ve Düşünce
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20243,529 okunma
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:57
Bu kitabı okurken düşündüğüm ilk şey; yerli edebiyatımızın çok yetenekli ve etkileyici kalemleri var ama maalesef yabancı edebiyat kadar değer görmüyor, anlatılmıyor. Muazzam kalemler, çok usta yazarlarımız var, Melisa Kesmez’de onlardan biri. Kendisinden okuduğum üçüncü kitap. Şu an en beğendiğim kitabı da bu oldu. Diğer kitaplarını da okuyacağım ve ne yazarsa okuyacağımı düşünüyorum. Hatta bir süre sadece yerli edebiyat okuma kararı aldım. Kitaba gelirsek; eşini kaybetmiş bir kadının, önce acısıyla nasıl baş edeceğini bilemeyişi ve bir yola çıkışı, sonra da bu yolda yaşadığı bazı farkındalıklar ve karşılaşmalar ile içindeki cesaret arayışını, “çiçeklenmelerini” okuyoruz. Onun 48 yaşına kadar cesaret edemediği ne varsa hepsiyle yüzleşmesi ve attığı adımlar insana tebessüm ettiriyor. Yer yer içim cız etti ve çok üzüldüm Türkân karakterine. Anlatım çok samimi, çok sıcak, insanı sarıp sarmalayan, duygudan duyguya geçiren bir kitaptı. Çok beğendim.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 76. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık yaşlılığı düşündüm. Şimdi bile yılların nasıl geçtiğine şaşırırken seksen yaşına geldiğimde neleri hatırlıyor olurdum acaba? Mediha dönüp geçmişine baktıkça ben de bunu düşündüm. Ölümden söz ettiği yerlerde, eski günleri hatırladığı bölümlerde ben de ölümü ve geçmişi düşündüm. Mediha’nın gençliğiyle yaşlılığı arasında uzun yıllar var ama bazı şeyler hiç değişmemiş gibi geldi bana. Gençken de sevilmek istiyor, yaşlandığında da. Gençken de kırılıyor, yaşlandığında da. Yoksulluk, babasının ölümü, annesinin verdiği mücadele, sahneye çıkışı, yanlış insanlar, kayıplar… Hayatı boyunca başına gelmeyen kalmıyor. Herkes Mediha’yı eski bir assolist olarak görüyor ama ben daha çok evindeki halini sevdim. Eski eşyalarının arasında dolaşmasını, yıllar önce tanıdığı insanları hatırlamasını, bazen aynı anının etrafında dönüp durmasını. Okurken kendi büyüklerim geldi aklıma. İsmet’i de çok sevdim. Kitapta birçok kişi gelip geçiyor ama o hep aynı yerde duruyor. Lafı uzatmıyor, kendini öne atmıyor. Ne zaman ihtiyaç olsa yanında. Yangın, hastane günleri, yeniden sahneye çıkışı… Kitapta bunlar da var. Ama ben dönüp dolaşıp yine Mediha’yı düşündüm. Onca şey yaşamış, defalarca canı yanmış bir kadın. Buna rağmen sabah uyanıp hayatına devam ediyor.
Mediha Hanım Ölmek İstiyorEmre Saraçoğlu · The Kitap · 2024122 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
Freida McFadden yine yaptı yapacağını: Aklımla oynadı ve beni tamamen ters köşeye yatırdı! ​Gerilim türünde yüzlerce kitap okumuş olsanız bile Freida’nın kalemiyle tanışınca her seferinde 'Yok artık, bunu gerçekten tahmin edemedim' diyorsunuz. Kusursuz Çocuk da tam olarak böyle bir kitaptı. Başından sonuna kadar kendimi adeta bir labirentin içinde hissettim; tam çıkışı bulduğumu, her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anda yazar öyle bir hamle yaptı ki oyunun kuralları tamamen değişti. ​Kitabın temposu o kadar yüksek, dili o kadar akıcı ki sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamıyorsunuz. Karakterlerin o tekinsiz halleri, kurgudaki psikolojik derinlik ve finaldeki o muazzam şok etkisi... Tek kelimeyle kusursuz bir psikolojik gerilim mimarisi. ​Freida McFadden benim için artık bu türün tartışmasız kraliçesidir. Kitabı henüz okumamış olanlar çok şanslı, çünkü bu heyecanı ilk kez yaşayacaklar. Kesinlikle kütüphanenizin baş köşesinde yer almalı!
İnsan ve Hayat
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026850 okunma