Roald Dahl bu işi biliyor diyebilirim. Kendisinden Matilda'dan sonra okuduğum ikinci kitap oldu ve her ikisini de çok beğendim. Çocuklar için yazılmış olsalar da büyükleri de eğlendiren, küçüklere ve gençlere güzel mesajlar veren kitaplar ortaya çıkarmayı başarıyor. Peki, Charlie'nin Çikolata Fabrikası bize neyi anlatıyor?
Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere ana karakterimiz oldukça fakir ancak çokça mutlu olan bir ailenin çocuğu olan Charlie. Charlie'nin bu hayatta en sevdiği şey ise çikolata yiyebilmek ve ailesinin durumu olmadığı için de sadece senede bir kere, doğum gününde o çikolataya kavuşabiliyor. Her şeye rağmen mutlu bir çocuk olsa da onu üzen tek bir şey vardır, o da evlerinin hemen karşısında dünyanın en güzel çikolatalarını üreten, sahibinin Willy Wonka olduğu bir fabrikanın bulunmasıdır. Charlie her gün camı açtığında fabrikayı görmekte ancak çikolatalarına erişememektedir. Yalnız fabrika da bizim diğer bildiğimiz fabrikalar gibi değildir. Senelerce çalışanları tarafından hayal kırıklığına uğratılan, çikolatalarının gizli tarifleri çalınan Wonka; fabrikanın kapılarını kapatmış ve ne dışarı çıkıp ne de içeriye kimseyi almamıştır. Bu yüzden de fabrikada hâlâ kimlerin çalıştığı, çikolataların nasıl üretilmeye devam ettiği halk için büyük bir gizem yaratmaktadır. Günlerden bir gün Wonka tarafından bir duyuru yayımlanır: Tam beş tane altın bilet içeren çikolata ülkenin farklı farklı noktalarına dağıtılacak ve bulan beş çocuğa fabrikanın kapıları açılacaktır. Peki altın bileti hangi çocuklar bulabilecek, o çocuklardan biri de Charlie olacak mıdır gerisini okumayı size bırakıyorum.
Ana anlatı bu çerçevede olmakla birlikte; açgözlü olmanın ne kadar zararlı olduğu, istemekten çok hak etmenin gerektiği, elindekiyle yetinmenin kıymetini bilmeyi çok başarılı bir