Ve kelimelere inanan ben, kelimesiz kalmıştım
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 22:05
Derin nefesler alıyorum, yutkunamıyorum, boğazım düğümlü. " Bu acının bedenimdeki yerini tesbit etmeye çalışıyorum kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor aslında göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda, boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu an hamur kıvamında, tam pişmemiş ekmek gibi yutması zor" diye tarif ediyor yazar acısını şu an tam olarak onun kelimeleriyle ifade edebilirim. Yutkunamıyorum, dilimde kekremsi bir tat.. Kitabın bir babanın ölümü, yası tarif ettiğinin bilincinde başladım. Babamı kaybedeli artık beş yıl oluyor canım o kadar acımaz diye düşündüm ama hiç öyle olmadı. Yazarın anlattıklarına empati kurma ihtiyacı duymadan empati kurdum, çünkü o yoldan geçmiş hissettiği o tarif edilemez yarımlık yitiklik hissini yaşamıştım. Bir noktada herkesin böyle durumlarda aynı yolu yürüdüğü, o evrelerden geçerken delirmediğimi aslında bunun normal bir süreç olduğunu gördüm aslında bunun öğretisi için elim bu kitaba gitmişti. Ama bana yara bandı olurken yaramın kabuğunu soyarken de içimin acıyacağını izini hep taşıyacağını düşünmemiştim. O yüzden ağladım, çok fazla... Bana çok fazla şey hatırlattı, acının içinden geçtiğim o ilk evreyi, ve aslında düşündüğüm kadar iyileşmemiş olduğunu görüyorum iyileşmiş gibi davranmışım. Sanki kaybım yeniymiş gibi, hem kendime hem yazara hem de bir parçası yitik hisseden çocukluğunu kaybeden herkes için... Bir çok açıdan yazarın babası ile olan ilişkisinde anlattıklarında kendi babamla olan ilişkimizi gördüm, belki de bu yüzden daha çok bağ kurdum bilemiyorum. " ve yine, hüzün kilidinin aniden, küçük spesifik şeylerle açılması, elime bir mandalina alıyorum ve birden yemek yemeyi tümüyle bırakmadan önce, bir dilimi acı içinde yediği son meyve olduğunu hatırlıyorum" diye
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
10/10
·275 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Çocukların severek dinlediği, karakterlerin maceralarıyla coştuğu 4-6 yaş çocuklarına dersi eğlenerek öğreten , serinin yanında hazırlanmış etkinlik kitapçığıyla da konuları pekiştirdiği ve İman bilincini severek aşılayan örnek bir eser.
Çıkrık ve MasuraÖmer Faruk Paksu · Nesil Yayınları · 20147 okunma
Reklam
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 85. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 15:43
GECE TUŞLARI - @benanbilek Selam kitap dostlarım! Bugün tür olarak hem öykü hem roman olan, kurgusuyla beni fazlasıyla etkileyen bir kitapla karşınızdayım! Her biri ayrı bir hayatı anlatan bölümler, tek bir noktada buluşuyor: Dilek Apartmanı. 9 öyküden oluşuyor aslında öykülerden roman oluyor. Gece Tuşları Çıkrık Yedi Musahhih Masal Masal Matittas Duyarlı Aile Dizisi El Güzeli Piknik Konser Bu apartman, karakterlerin kesişim noktası; her dairede başka bir yaşam, başka bir hüzün, başka bir umut saklı… Ve bu öyküler, bir araya geldiğinde güçlü bir romana dönüşüyor. Benim favorim: GECE TUŞLARI bölümü! Hem duygusal hem düşündürücü, adeta bir gece lambası gibi içime ışık oldu. Gece Tuşları bölümünde; Bora’yla tanışıyoruz bağıra çağıra ağlıyor Ardından Nisan’ın dairesine konuk oluyoruz, bir başına yaşıyor, yalnızlığına eşlik eden tek şey, üst katlarda gelen piyano sesi... Yazarla ilk kez tanışmama rağmen dili öyle sade, öyle içten ki… Her kelime, damakta kalan bir tat gibi; öykülerse birer aromatik dokunuş gibi zihnimde yer etti. Diğer eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum Bu arada, öykülerden roman olan bir kitap okumak benim için bir ilk oldu. Siz hiç böyle bir kitapla karşılaştınız mı? Yorumlara bekliyorum! Eğer siz de her apartman dairesinde farklı bir hikâyeye misafir olmak isterseniz yazarın bu güzel kitabını mutlaka okumalısınız. Gece Tuşları Benan Bilek
Gece TuşlarıBenan Bilek · Dağhan Külegeç Yayınları · 021 okunma
Kırmızı Saçlı Kadın
Puan vermedi·211 syf.··
2025 6. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 21:40
Edebiyat tarihimizin en büyük yazarlarından Orhan Pamuğun en çok okunan kitaplardan biri olması açıkçası beni fazlasıyla beklentiye soktu. İşlediği baba-oğul ilişkileri, efsaneler ve mitlere değinmesi, hakkında hiç de bilgi sahibi olmadığım kuyuculuk mesleğini detaylıca işlemesi kitabın sevdiğim yanlarından oldu. Yazar belli kuyuculuğu detaylıca araştırmış. Hatta kitabın içinde kazı sırasında kullanılan çıkrık dahi resmedilmiş. Ama ilerleyen bölümler beni hayal kırıklığına uğrattı. Sonu hiç sürpriz olmadı adeta klasik Yeşilçam filmi tadındaydı.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Dünyanın dört bir yanından öykülerle okuyucusunu buluşturan Jules Verne, bu defa Norveç'in soğuk ikliminden sıcak bir hikâyeyle karşımızda… Çaresizliğin insanı nasıl da kuvvet durumlara soktuğunu, ama umudun katiyen yitirilmemesi gerektiğini anlatan Piyango Bileti Kuzey Avrupa'nın coğrafyası, insanları ve gündelik yaşantısına dair tamamen okuyanları o topraklara götürüyor. Dal'da yaşayan Hansenler yörenin en ünlü otellerinden birini işletmektedir Eşini kaybeden Madam Hansen, oğlu Joël, kızı Hulda ve müstakbel damadı da olan yeğeni Ole Kamp'la birlikte huzurlu bir hayat sürer Kızı Hulda ile Ole'nin nikah törenine hazırlanan Madam Hansen'in yaşamı umulmadık bir konukla kabusa dönüşür İçine kapanık, böylece pozitif konuşmayan Madam Hansen bundan böyle adamakıllı sessizleşmiş ve çıkrık tezgahının başında daha uzun saatler geçirmeye başlamıştır Annesinin yaşadığı bıkkınlık bir yandan, Hulda da evlilik için gereken parayı kazanmak üzere son bir sefere meydana çıkan denizci nişanlısı Ole'den haber alamamaktan epeyce üzüntü duymaktadır. Bir müddet sonra yakında döneceğini açıklayan bir mektup gönderir Ole. Ama mektupta söylediği tarih geçmesine rağmen hala geri dönmez Ole Kamp. Bir gün, bir adam elinde bir şişe ile yanlarına gelir. Şişenin içinden bir piyango bileti çıkar. Piyango biletinin arkasında Ole Kamp'ın sözleri yazmaktadır. Hulda bileti çok büyük paralar verilmesine rağmen kimseye vermez fakat bilet bir tefecinin eline düşer. Kitaplarla ve sevgiyle kalın.
Piyango BiletiJules Verne · Alfa Yayınları · 2024222 okunma
Kırmızı Saçlı Kadın kısa inceleme, S.E.Y.
7/10
·211 syf.··
2025 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 23:28
#k:53540or Orhan Pamuk Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi sonrası okuduğum ikinci kitabı. Kitabı ilk okuduğumda bana ilk geçen duygu eski İstanbul oldu. İstanbul'da yaşamış biri olarak günümüz ve geçmiş İstanbul tasviri, tıpkı Masumiyet Müzesi' ndeki gibi oldukça başarılıydı. İstanbul'un hızlı bir şekilde dev bir metropol haline gelişi gözümde çok güzel canlandı. Hikaye para kazanıp üniversite dershanesine yazılabilmek için bir kuyucu ustasının yanında hikayemizin kahramanı Cem'in çırak olarak işe başlamasıyla başlıyor. O zaman İstanbul'un Avrupa yakası dışındaki küçük bir yerleşkeye ustasıyla su kuyusu açmak için gidiyor. Yazar o zaman aletsiz, kazma, kürek, çıkrık yardımıyla yapılan kuyuculuk işini araştırmış, ayrıntılı anlatıyor hikayede. Bu da benim hoşuma giden İstanbul tasviri sonrası ikinci nokta oldu. Fakat malesef bundan ötesi için çok olumlu yorumlarım olmayacak. Çok anlam veremediğim bir aşk hikayesi, mitolojik hikayelerle desteklenen baba-oğul ilişkisi ilerleyen kısımlarda bir Yeşilçam filmi tadında anlatılmış. Fakat malesef çok başarılı olamamış. Bir çok şey biraz zorlamayla birbirine bağlanmaya çalışmış ve bu yüzden havada kalmış. Hikayenin neredeyse her sayfasında karşımıza çıkan Oedipus mitolojik öyküsü ve İran 'ın Şehname efsanesi temel alınarak, hikayedeki baba-oğul ilişkileri anlatılmış ama mantıksal ve duygusal açıdan bence başarılı olmamış. Okurken çok mu sıkıyor, hayır, fakat malesef kitap bitince de çok iyi bir kitap okudum hissiyatı vermiyor.
1000Kitap
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Reklam
Reklam