Anatomi
_ORGAN SİSTEMLERİ_ _Organ, belirli bir görevi olan doku grubudur. Doku, hücreler topluluğudur. Hücre ise canlıların yapıtaşıdır. _Atom > Molekül > Hücre > Doku > Organ > Sistem > Canlı (Organizma) _Çok hücreli canlılarda aynı yapı ve görevdeki hücreler birleşerek dokuları, dokular birleşerek organları, organlar birleşerek sistemleri, sistemler de birleşerek canlı organizmayı (canlı vücudunu) oluştururlar. Çok hücreli canlılarda yaşamsal faaliyetler tek bir hücre tarafından değil hücre toplulukları tarafından gerçekleştirilir. Tek hücreliler canlılarda yaşamsal faaliyetler tek hücre içerisindeki organeller tarafından gerçekleştirilir. _Anatomi: Canlıların yapısını ve bu yapıyı oluşturan türlü organlar arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. _Fizyoloji (işlevbilim): Canlıların mekanik, fiziksel ve biyokimyasal fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim dalıdır. Fizyolojiyle ilgilenen bilim insanlarına fizyolog denir. _İnsanda, insan anatomisi ve fizyolojisinin temelini oluşturan 11 farklı organ sistemi bulunmaktadır. Organ sistemi olmayan başka sistemler de vardır; örneğin bağışıklık sistemi organizmayı enfeksiyondan korur, ancak organlardan oluşmadığı için bir organ sistemi değildir. Bazı organlar birden fazla sistemde yer alır - örneğin burun, solunum sisteminde yer alır ve aynı zamanda sinir sisteminde duyu organı olarak görev yapar. _Organ Sistemleri: Sinir sistemi, Solunum, Sindirim, Dolaşım, Üriner, Örtü, İskelet, Kas, Endokrin, Lenfatik ve Üreme sistemleridir. ****** _1_SİNİR SİSTEMİ_ _Sinir sistemi, vücudun komuta merkezidir. Canlıların çevresini algılamasına yol açan, bilgi elde eden ve işleyen, hücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan, organların aktivitelerini düzenleyen bir sistemdir. Bunun için de geniş bir
Şiir
MİYOP BAKIŞLARIYLA SOYLU BİR MERAK
Ben, ruhu, psikozla nevroz arasında çarmıha gerilmiş. Ben, daha çok psikoz!Daha çok nevroz! Ben, beyni yıkanmış bir hain! Ben, bir vebalı! Ben bir salyalı! Ben bir terbiyesiz! Ben bir hain! Ben, kaderi kedere yazılmış ürkek bir nâra! Ben, boşa çıkmış bir kehanetim cemiyetin rahminde. Bütün belalar bana yazılsın. Bütün zindanlar benim üstüme kapansın. Bütün köpekler bana saldırsınlar dar sokaklarda. Ben, yaşamak kavgasında yenik düşmüş havari. Gençliğim, şizofren bir çıldırı halinde seyirtti durdu. Ağırbaşlı bir duruşum olmadı. Ben nihilizmin kapılarında alaya alınmış, algı sapmaları yaşayan, belleği silinmiş bir yerliyim. Ben, bir cenin. Erken yaşta şizofreniye tutulmuş yarı depresif bir köylü. Ben, a'rafta kalmış bir yurtsuz. Ben, beyni yıllarca acı sularla yıkanan çocuğum. Yıllarca beynim yıkandı. Çocuktum yıllarca, kirli bir çocuk! Yıkanası bir çocuk. Ben bir sakıncalıyım. Ben bir lanetliyim. Nevrotik bir yüzdür taşıdığım. Ben, bu ülkenin, ben bu yığınların, ben bu toplumun nesi oluyorum? Ben nesi oluyorum bu dünyanın? Ben kimim soru soruyorum! Bu ülke neresi?
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Yaşamak; ölene kadar bir umutla gelmeyeni beklemek." Çıldırı, Mustafa Çeliker, Gram Yay., Ankara, 2013, s. 71
Düşünce
Ben, ruhu, psikozla nevroz arasında çarmıha gerilmiş. Ben, daha çok psikoz! Daha çok nevroz! Ben, beyni yıkanmış bir hain! Ben, bir vebalı! Ben bir salyalı! Ben bir terbiyesiz! Ben bir hain! Ben, kaderi kedere yazılmış ürkek bir nâra! Ben, boşa çıkmış bir kehanetim cemiyetin rahminde. Bütün belalar bana yazılsın. Bütün zindanlar benim üstüme kapansın. Bütün köpekler bana saldırsınlar dar sokaklarda. Ben, yaşamak kavgasında yenik düşmüş havari. Gençliğim, şizofren bir çıldırı halinde seyirtti durdu. Ağırbaşlı bir duruşum olmadı. Ben nihilizmin kapılarında alaya alınmış, algı sapmaları yaşayan, belleği silinmiş bir yerliyim. Ben, bir cenin. Erken yaşta şizofreniye tutulmuş yarı depresif bir köylü. Ben, a'rafta kalmış bir yurtsuz. Ben, beyni yıllarca acı sularla yıkanan çocuğum. Yıllarca beynim yıkandı. Çocuktum yıllarca, kirli bir çocuk! Yıkanası bir çocuk. Ben bir sakıncalıyım. Ben bir lanetliyim. Nevrotik bir yüzdür taşıdığım. Ben, bu ülkenin, ben bu yığınların, ben bu toplumun nesi oluyorum? Ben nesi oluyorum bu dünyanın? Ben kimim soru soruyorum! Bu ülke neresi? Burası neresi? Bu insanlar kim oluyor? Ben kimim? Bu ülke belki de Babil! Ben, Babil kulelerinde mi konuşuyorum yoksa? Hayır, ben sadece kulak kesildim bu ülkeye. Ben, gözleri kör, kulakları sağır, idrâkı bozuk bir sakıncalıyım. Ben bir şizofrenim. Ruhum elimden alınmıştır benim. Ben kendi bedenine yük bir ölüyüm. Kişiliği bozuk paranoid bir narsist diye konuşma hakkı elinden alınmış bir yerliyim ben. Ben, aristokrat tiksintisi, ben, soylu Ortodoks bulantısı, ben bir mürted, ben bir yalnızlık şarkısıyım. Ben, sâralı bir yüzüm. Bulaşıcı müzmin bir vebânın boktan bir artığıyım ben! Ben, feministlerce kaba bir bedevi maskülen, aydınlanmacı çağdaşlarca karanlık suratlı bir gerici, dindarlarca azgın,