Bir gün belki bu şehrin adı,
içimde yalnızca bir hatıra olur…
Unutmak değil bu,
sadece acının yerini sessizlik alır.
Gözlerimdeki o yarım düşler,
başka bir gökyüzünde tamamlanır belki.
Ve ben,
kendime yeniden rastladığım bir anda,
seni artık eksik hissetmem…
O zaman anlarım belki,
gidişler de bir tür varışmış aslında…
Kaybolduğumu sandığım yollarda,
kendime çıkan izler bırakmışım.
Kırık yanlarım sessizce iyileşirken,
adını anmadan da güçlenirmişim.
Ve ben,
bu defa arkama bakmadan yürürüm,
içimde hafifleyen bir vedayla…
Ve bir sabah ansızın fark ederim,
içimdeki yüklerin azaldığını…
Aynaya baktığımda yabancı değil,
yeniden doğmuş bir ben görürüm.
Ne eksik kalmış bir hikâye artık,
ne de tamamlanmayı bekleyen bir düş…
Her şey olduğu gibi,
olması gerektiği gibi yerini bulur.
Ve ben,
bu kez gitmek değil, kalmak isterim,
kendimde… huzurla.