Konusu ve verdiği mesajları güçlü bir eser. Shakespeare da çokk begendigim bir ozelligi de: karakterler gerçek insan gibi duruyor ve okurken ister istemez empati yapıyorsun. Bu da hikâyeyi daha etkileyici kılıyor. Ama dili ve anlatımı biraz ağır. Eski tiyatro dili ve uzun diyaloglar akışı yavaşlatıyor. Bazı bölümlerde de olaydan çok konuşma var, o yüzden tempoyu düşürüyor. Ama bitirdiğimde “iyi ki okumuşum” hissi bıraktı
Shakespeare'in Hamlet'i sadece bir intikam hikayesi değil aynı zamanda insanın kendisiyle ve hayatın anlamıyla mücadelesi. Babasının ölümünü sorgulayan Hamlet gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken kendi içindeki duygularıyla çelişir. Oyunun genel yapısı güzel birleştirilmiş olsa da yan karakterlerin derinliği Hamlet'in gölgesinde kalıyor: Ophelia'nın trajik sonu oyunun en hüzünlü yanlarından biri diyebilirim çünkü sevginin nasıl yok olduğunu gösteriyor. Hamlet'in ona karşı kayıtsız davranışları ve ailesinin ona baskısı onu trajik bir şekilde ölüme sürüklüyor çok kısa geçmek istemiyorum çünkü Ophelia insan ve toplum hakkında da çok şey yansıttı; dönemin kadınlarının toplum tarafından nasıl şekillendirildiğini ve sınırlı rollerine nasıl hapsolduğunu simgeliyor, kendini ifade etme özgürlüğü ve gücü olmadan acı bir şekilde yok oluyor bu yüzden Hamlet sadece bir tiyatro oyunu değil aynı zamanda insan doğasını derinlemesine inceleyen bir yapıttır.
Albert Camus'nun Düşüş adlı eserinde insanın iç dünyası suçluluk duyguları yalnızlık hem de toplumun ilişkisini çok doğru bir şekilde yansıttığını hissediyorsunuz.
Clemence adında eski bir avukat, Amsterdam'da bir barda yabancıya hayatını anlatmaya başlar, geçmişteki parlak kariyerine toplum içindeki yüksek statüsüne rağmen şimdi tüm bu değerlerin boş olduğunu fark eder. Insanın kendine nasıl yabancılaştığını sorgular. Camus burada aslında toplumun ve bireyin gerçekte ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Kitapta en sevdiğim an: Kitabın sonunda Clemence'nin, "Bir insan ne kadar suçluysa o kadar yalnızdır." dediği kısımdır. Bu söz kitabın temalarından biri olan suçluluk,yalnızlık, kendi içsel çöküşüyle yüzleşmesini çok iyi özetliyor.
Albert Camus'nun kalemi hayatın gerçeklerini sade ama sarsıcı bir şekilde anlatma gücüne sahip. Okunması gereken bir eser bu kitabı okuduktan sonra birçok şeye bakış açınızı da değişiyor zaman zaman dönüp bazı cümleleri tekrar okumak isteyeceksiniz.