Bu Bektaşi abdesti büsbütün başka birşey. Su, vücudun malum olan kısmına beş vakit alınan abdestlerden daha az temas ettiği halde, yine hükmü hayatın sonuna kadar devam ediyormuş. Abdest alırken, dualarda okunuyor. Bu dua gayet basit ve Türkçe olarak söyleniyor. Mesela kulaklar ıslanırken, "bu kulaklar bundan sonra kötü söze kapalı kalacak", gözler ıslanırken, "bu gözler gördüğünü görmemiş gibi olacak", sıra ayaklara gelince, "bu ayaklar hak yolundan şaşmayacak" şeklindeydi. Yine bu dergahın en önemli yemini, "eline,diline,beline sahip ol" cümlesiydi..
Öncelikle burada bazı yorumlarda yazdıgı gibi muhteşem bir kitap beklemeyin. Okunabilir akıcı bir kitap. Fakat içerik zayıf, ayaküstü yazılmış bir kitap oldugu belli oluyor. Kitap içerisinde akılda kalıcı, kayda değer mükemmel bir cümle göremedim. Fakat kitapta iyi bir taraf var, o da Rus,Fransız ve İngiliz insanın genel karakteristik yapısı ile şehirlerin ruhunu bize iyi tanıtıyor. Üstelik tespitlerde gayet yerinde ve doğru. Bu anlamda rönesans sonrası Avrupa ve Rusya halkının yaşantısı ve bakış açısını öğrenme açısından bu ince kitap oldukça iyi bir genel kültür katkısı sağlıyor..