Sonunda Akaki Akakiyeviç son nefesini vererek ruhunu teslim etmişti. Kalan mirası yoktu. Bir deste kaz tüyü kalem, bir paket beyaz kağıt,üç çift çorap, pantolonundan düşmüş iki düğme ve o ünlü palto. Kendisini hemen gömdüler. İşte bu şekilde St Petersburg, Akaki Akakiyeviç den mahrum kalmıştı ve sanki o hiç bu kentte yaşamamıştı. Hiç kimse tarafından korunup gözetilmemiş, kimsenin yakını sayılmamış, bir sineği bile iğneye tutturup mikroskopta incelemeden geçmeyen bir doğa bilgininin dahi ilgilenmediği bir varlık yitip gitmişti..