Tommy için gün geçtikçe işler daha da sarpa sarıyordu, daha doğrusu hiçbir şey kötüye gitmiyordu ama daha iyiye gittiği de yoktu. Bu da işler kötüye gidiyor demekti..
Thomas More'un Utopia'yı yazarken, Platon'un Devlet kitabının büyük çapta etkisinde kaldığını sananlar çoktur. Oysa More'un devlet anlayışı, Platon'un devletine hiç benzemeyen bambaşka bir devlet kavramı yaratmıştır. Platon'da, More'da mal mülk ortaklığını savunmuş olsa da, Platon'da bu durum sadece savaşçılar ve yöneticileri kapsamaktayken, More'da bu ortaklık tüm toplumu kapsamaktadır. Platon'un devletinde sınıflı bir toplum, More'unkinde ise sınıfsız bir toplum vardır. Platon "hiçbirşey kimsenin öz malı olmayacak, herşey herkesin malı olacak" derken, tüm yurttaşları değil, ülkeyi yöneten seçkin kişileri düşünür ancak. Platon, More'un inandığı candan inandığı demokrasiye inanmaz. Platon'a göre demokrasinin, er geç düzenin en kötüsü olan zorbalığa dönüşmesi engellenemez. Demokrasiye inanmayan Platon, doğal olarak insanların eşitliğine de inanmaz. Oysa More'un Utopia'sında her insan eşittir. Platon'un silahını bırakan ya da korkakça davranan savaşçıları işçi ya da çiftçi yapma önerisi, ülkedeki insanların çoğunluğunu oluşturan emekçi sınıfı nasıl hor gördüğünü, kölelerden nasıl farksız saydığının en belirgin kanıtıdır. Oysa More'un devlet anlayışında savaşçı, yöneten yada işçi sınıfı diye bir ayrım olmadığı gibi, toplumu oluşturan her insan gerektiği zamanlar da her işi yapabilmektedir.. (Mina Urgan)
Utopialılar özgür yurttaşlarına hayvan kestirmezler. Çünkü hayvan öldüre öldüre, insan huyunun en tatlı yanı olan acıma duygusunun yavaş yavaş körleşip yok olacağını düşünürler..