Yaşamın bir başka sorunu olan ergenlik, birçok kişi tarafından karanlık bir gizem olarak kabul edilir. Bu dönemde çocukta o ana kadar uykuda olan güçler de keşfedilir. Eğer çocuk o ana kadar sosyal duygudan yoksun kalmışsa ergenlik dönemi de buna bağlı olarak hatalarla geçecektir.
çocuğa kendisi gibilerle yaşama deneyimini vermeye anneyle çocuğun yaşamının ilk gününden itibaren başlar. Çocuğu hayatta bir bütünün parçası olarak göstermeye ve dünyasındakı diğer insanlarla doğru iletişim kurmaya teşvik eden ilk dürtüler, sosyal duygunun gelişimine açılan kapıda ilk varlık olarak duran anneden gelir.
Onun topluma karşı tutumu ilk olarak yaşam tarzıyla ortaya çıkar. Dolasıyla en iyi ihtimalle bireyin yaşamının yalnızca kısmi yönlerini ele alan deneysel testler, onun karakteri ve hatta toplumdaki gelecekteki başarıları hakkında bize hiçbir şey söyleyemez.
Bitmek bilmeyen üstünlük mücadelesi, bu kompleksi, sosyal duyguyu göz ardı ederek daima kişisel fetih ışıltısını hedefleyen bir "üstünlük kompleksi" ile maskelemeye çalışır.