Bireyin Toplumla Uyumunda Sosyal İlginin Rolü

Sosyal İlgi

Alfred Adler
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Ocak 2025
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Orijinal Adı:
Social Interest: A Challenge to Mankind
ISBN:
9786259731971
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

idolüm
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:45
Her kitabında insanın toplumsal bir canlı olduğu gerçeğinden beslenerek hareket eden yazarımız yine aynı çizgide kalarak insan ilişkilerinde herkese lazım olacak bir içerikle karşımıza çıkmış. Temelde insanın var olma yolunda en önemli becerisinin diğer insanlarla iş birliği kurabilmesi olduğunu savunan Adler bu doğrultuda önümüze çıkabilecek sorunları ve bu iş birliğinin çocukluktan itibaren nasıl inşa edileceğini anlatmış. Anneyle kurulan bağ, aşağılık kompleksi, üstünlük kompleksi, şımartılma ve organ yetersizlikleri başlıca konu başlıkları olarak ifade edilebilir. Çeviri ve dil konusunda bir kaç ufak tefek sorunlar olsa da genel itibariyle akıcı bir dili var.
Sosyal İlgiAlfred Adler · Say Yayınları · 202459 okunma
Evett
9/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2020 23:13
Psikoloji biliminin Freud hariç diğer kurucularından ve bu bilimin başını çekenlerinden biri olan Adler bu kitabında başlıktan da anlaşılacağı üzerine sosyal yaşamın insanın oluşumu, etkinlikleri üzerindeki etkisi araştırmış ve bunu sade bi dille aktararak bize okuma konforu sağlamış. İnsanın sosyal bir varlık olduğu ve "kendini yaratmasında" büyük ölçüde evrimini yöneten bir itki olan aşağılık kompleksinin etkisiyle sürekli ideal mükemmelliğe ve iyiye olan arayışının tüm davranışları, duyguları, düşünme biçemleri, düşleri ve etkinlikleri olduğu temeli üzerine toplumdaki sorunların kökenini inceleyerek sosyo-psikoloji bir tat sunmuş bizlere. İnsanın ilk gelişim evresinin çocukluk dönemi(özelikle 0-5) olduğunun altını çizerek bu evrede bize en yakından tanıklık ve yardım eden "anne" kavramının bizi "şımartılmış" çocuk olarak şekillendirip toplum için ve çocuğun kendisi için sorunlu bir birey olarak yetişmemizde olanak sağlayabileceğini, bu noktada baba rolünün tutumunun önemli olduğu da sürekli kitapta tekrarlanır vaziyette. Ayrıyetten hayatı üç büyük sorun üzerine ayırarak (toplumsal yaşam, sevgi sorunları ve çalışma) bunları oluşturan insanların veya bu sorunlarla başa çıkarken çözüm bulma aşamasında başarısız olanların "şımartılmış çocuk, organ yetersizliği yaşamaları" şeklinde çocukluk bilinçlerini şekillendirmeleri ve hayatlarını oluşturan yaratıcı güçlerini bu bakış açısı doğrultusunda kullanmalarından bahsedilmiş kitapta. İlk okuduğum psikoloji kitabı diyebilirim ve bence çok iyi başlangıç olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle sosyo-psikolojik farkındalık yaratma açısından gayet verimli olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar:)
Eğitim
Sosyal İlgiAlfred Adler · Payel Yayınları · 201559 okunma
adler
Puan vermedi·248 syf.··
2024 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 18:26
Dili akıcı değil çeviri olsa da daha yeni türkçe kelimelerle akıcı bir dil kullanılabilirdi. Konu incelenirken yazar çok yönlü olmaktan uzak kalarak daha çok şımartılan çocuğun sosyal becerikerindeki gelişimi inceleyerek irdelemeler yapmış. İlgisiz kalmış, ezilerek ya da tartaklanarak büyümüş, yok sayılmış, dışlanmış, tramvaları sebebiyle biyolojik ya da ruhsal spesifik sorunlar yaşayan özel durumlara dair hiç yaklaşım geliştirmemiş nerdeyse. Açıkçası jung gibi freud’dan kıparak gelişmiş bir sosyolog olduğunu düşünerek hevesle okumak istedim ancak güdük bir yaklaşımla hüsrana uğradım.
Sosyal İlgiAlfred Adler · Say Yayınları · 202459 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 18:21
Baba ve anneler bu kitabı alıp okumalı Türkiye Türkçesini bulup çok iyi kitab.lakin ben adlerin na tamamlık kelimesine katılmıyorum onun dışında piskolojiye dair çok iyi kitab düzgün dil konuşma becerisi çok iyi kısaca adamı sevdim.
Psikoloji
Sosial MaraqAlfred Adler · Individ Yayın Evi · 199859 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 2. kitabı
Görkəmli psixoloq, individual psixologiya nəzəriyyəsinin yaradıcısı, tanınmış avstriyalı həkim, psixoterapevt Alfred Adler haqqında əvvəllər ümumi məlumata malik olsam da, onunla yaxından tanışlığım “Aydınlanma səyahəti” (2016) kitabının birinci hissəsini (Oyanış və dəyişməyə doğru) yazarkən başladı. Adler psixologiyanın birinci vəzifəsi kimi sosial faktoru ortaya qoyan ilk psixoloqlardan sayılır. “İndividual psixologiya fərdi, cəmiyyətin daxilində görür və tədqiq edir. Biz insana cəmiyyətdən ayrı halda baxmaq və tədqiq etməkdən imtina edirik”, - Adler bəyan edirdi (1956). Alfred Adler 1870-ci il fevralın 7-də Vyana şəhəri ətrafında yerləşən Rudolfşeymdə anadan olub. Yəhudi ailəsində dunyaya gələn Alfred 6 uşaqdan ikincisi olub. Uşaqlığında tez-tez xəstələnərmiş. Bu xəstəliklərə, onların gətirdiyi ruh halına baxmayaraq hələ kiçik yaşlarında “ölümlə mübarizə” üçün həkim peşəsini seçib. Lisey təhsili alarkən uğursuz şagird olub, riyaziyyatda çox bacarıqsızlıq nümayiş etdirib. Müəllimi ailəsinə onu çəkməçi yanına şagird qoyulmasını tövsiyə etmişdi. Adlerin atası bu tövsiyəyə qulaq asmayıb, əksinə oğlunu daha çox məşğul olmağa təşviq etmişdi. Adler özü bu hadisəni danışdığında belə deyib: “Əgər atam müəllimimin tövsiyəsini dinləsəydi, bəlkə də yaxşı çəkməçi olardım”. Həqiqətən, bir müddət sonra “bacarıqsız şagird” sinifin ən yaxşı riyaziyyatçısı oldu. Hələ uşaqlığında rasionalist düşüncəyə sahib idi. Şekspirin əsərlərinə qarşı sonsuz heyranlıq hiss edir, onun insanı tanımasında bənzərsiz olduğuna inanırdı. Liseydən sonra, 1895-ci ildə tibb fakültəsini bitirib, 1897-ci ildən elə həmin universitetdə oftolmoloq kimi fəaliyyət göstərib. Daha sonra psixatriya və nevrologiya sahəsi üzrə ixtisaslaşıb. XIX əsrin sonunda Adler psixoanaliz elminin banisi Ziqmund Freydlə tanış
Sosial MaraqAlfred Adler · Individ Yayın Evi · 199859 okunma

Yazar Hakkında

Alfred AdlerYazar · 43 kitap
Alfred Adler (7 Şubat 1870 – 28 Mayıs 1937), bireysel psikoloji ekolünün kurucusu, Yahudi kökenli Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung.) Adler, bireyin yeniden uyum sürecinde sosyal unsurun önemini vurgulayan ve psikiyatriyi topluma taşıyan ilk kişi olmuştur. 2002'de yayınlanan A Review of General Psychology araştırması, Adler'i 20. yüzyılın en seçkin 67. psikoloğu olarak sıraladı. Alfred Adler, 7 Şubat 1870 yılında Rudolfsheim-Fünfhaus’da bir kasaba olan Mariahilfer Straße’de Yahudi bir ailenin 7 çocuğundan 2.’si olarak doğdu. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkça eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı. Hans Vaihinger'in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud'un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911'deki Weimar Psikanaliz Kongresi'nde aleni oldu. Adler, Freud'un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud'un bilinçaltına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinçaltına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912'de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu'nu kurdu. 1912'de ana fikirlerini tanımladığı Über den Nervösen Charakter kitabını yazdı. Kişinin bilinçsiz öz ereğinin temel amaçlarının baskıladığı ayrı aşamaların aşağılık hislerini üstünlüğe (veya bilakis yeterliliğe) dönüştürdüğü ifade ederek insan kişiliğinin erek bilimsel açıklanabileceğini iddia etti. Adler'e göre öz erek arzularına, toplumsal ve etnik gereksinimler karşı koyar, düzeltici etkenler umursanmaz ve kişi aşırı telafi ederse aşağılık kompleksi oluşabilir, kişi benmerkezci, güç düşkünü ve saldırgan veya daha kötüsü olabilirdi. Üstünlük çabası ve anne baba baskısı önemli. I. Dünya Savaşı ile çalışmaları durdu, bu sırada Avusturya Ordusunda doktorluk görevi yaptı. Savaş sonrası 1930'lara olan etkisi adamakıllı arttı, 1921'den itibaren bir takım çocuk rehberliği klinikleri kurdu ve Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde sık sık okutman, 1927'de Kolombiya Üniversitesi'nde misafir profesör oldu. Tedavi edici yöntemlerinde sosyal ilgiyi cesaretlendirip ve ödüllendirip fakat şımartma ve ihmalden kaçınarak sorunları çocukta önceden tutup, yetişkin ruha yoğunlaşmaktan kaçındı. Yetişkinlerde tedavi, suçlama veya üstünlük taslama tutumlarının tedavi edilen kimse tarafından dışarıda bırakılmasına dayanmaktaydı, kişisel davranışın farkına varılmasının artışı ile karşı koymanın azaldığını ve reddetmenin terse döndüğünü ifade etti. Yaygın tedavi araçları mizah kullanımı, tarihi anları ve mantığa aykırı emirleri içermekteydi. Adler'in popülaritesi görece optivizmi ve fikirlerinin Freud ve Jung'unkilerle karşılaştırıldığında anlaşılabilir olması ile ilişkiliydi. Adler sıklıkla, Kişinin davranış şablonu analizi toplumla, işi ve cinsiyeti ile ilişkilidir, savını vurgulamıştı. 1934'te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler'in kliniklerinin çoğunu kapattı. Adler 1935'te Long Island Tıp Kolej'ine Profesör olarak Avusturya'dan ayrıldı. 28 Mayıs 1937'de, İskoçya'nın Aberdeen Üniversitesi'ne yaptığı üç haftalık bir ziyaret sırasında aniden öldü. Sokakta yürürken yere yığıldığı ve kaldırımda hareketsiz yattığı görüldü. Adamın biri koşarak yakasını çözerken, Adler oğlunun adı olan "Kurt" diye mırıldandı ve öldü. Yapılan otopsi, ölümünün kalp kasındaki dejenerasyondan kaynaklandığını belirledi. Cesedi Edinburgh'daki Warriston Crematorium'da yakıldı, ancak külleri asla geri alınmadı. 2007'de külleri Warriston Krematoryumu'ndaki bir tabutta yeniden bulundu ve 2011'de defnedilmek üzere Viyana'ya gönderildi. Adler, çocuğun ileriki yıllarında kişilik sorunu yaşamasına neden olacak iki tür anne baba davranışı belirlemiştir. Bunlardan birincisi çocuklarına özen gösteren ve aşırı koruma sağlayan, sonuç olarak çocukta şımarma tehlikesi yaratan anne baba davranışıdır. Adler'e göre böyle bir anne baba tutumu yanlıştır. Bunun yerine çocuklar hata yapsalar bile kendi sorunlarını çözmelerine ve bazı kararları kendilerinin almalarına izin vermek uzun vadede onların iyiliğine olacaktır. Yapıtları Organların Yetersizliği Üzerine İnceleme - 1911 Nevrotik Yapı Üzerine - 1912 Tedavi ve Eğitim - 1914 Bireysel Psikolojinin Uygulanması ve Kuramı - 1917 İnsanı Tanımak - 1927 Bireysel Psikoloji Tekniği - 1928'de birinci bölüm, 1930'de ikinci bölüm Yaşamı Tanımak - 1929 Okulda Bireysel Psikoloji - 1929 Yaşamı Tanımak - 1930 Psikoterapi ve Eğitim - 1919-1929 Nevrozlar - 1929 Eşcinsellik Sorunu - 1930 Çocuk Eğitimi - 1930 Yaşamı Biçimlendirme - 1930 Psikoterapi ve Eğitim II - 1929 - 1932 Yaşamın Anlamı - 1933 Psikoterapi ve Eğitim III - 1933-1937