Birçok kişi olamayacağı şeyi olmaya çalışarak ve olabileceği şeyi ihmal ederek hayatını heba ediyor. Bu yüzden bir insanın zihninde öncelikle ne olabileceği ve ne olamayacağı, sınırları ve olanakları konusunda bir imge olması gerekir.
Şimdi kendime bir kez daha sordum şu soruyu: Âşık mıyım ona? Tabii yine cevap vermeye cesaret edemedim. Yani daha doğrusu, belkide yüzüncü kez, kendime ondan nefret ettiğimi söyledim.
Onların düzeyine iniyordum. Biriç, diyordum, golf, politika, kravat mıravat. Onlar da böylesine aklı başında biriyle tanıştıklarına bayağı seviniyorlardı.
"Ne tuhaf bir gezegen!" diye düşündü Küçük Prens. "Her yer kuru, her yer sivri, her yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyorlar. Benim gezegenimde bir çiçeğim vardı. Söze ilk o başlardı..."