“Sahi uzaklar nasıl?
Ne kadar daha kararlısın gelmemeye?
Beklemek bir yana,
canın yanarken gülümsemeyi nasıl öğrendin?
Alışmak yoruyor insanı,
Alışmak istemiyorum!
İyisi mi sen beni uzaklara götür
Özlemek ölümün diğer adı değil mi?
Özlüyorum... "
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı. Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı. Parmak uçlarındaki karıncanın,
Ruhtaki üşümenin...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.