Cânefşân

KAPATTIĞIN KAPILAR ARDINDA ÜVEYİK!
Bin bir gece kuşları nefesinde yanıyor İnciler diziyorum; nazlanıyor kirpikler Şiir ateştir; dilin damarları kanıyor Kapattığın kapılar ardında üveyikler Saçlarından süzülen sularda yıkanıyor Umarsız serzenişler bahçesinde yaşamak Ölmektir; yürü şimdi, çölde seraba sığın Zifiri karanlıkta cam yeşili ve mağrur Bir nehir, kıyısında ağlıyor yalnızlığın Kimse bilmez ki ölüm hangi tenhâda durur Kalbimden aldığın gün sonsuz saltanatını Sana vedâ taşından bir saray kuracağım Buhurdan tepelerde arayacak tahtını Başımı yokluğunun mührüne vuracağım Ayaklarına serdim delilik sanatını Neden yine habersiz bakıyor karşımda yer Dikenli mektuplara damlıyor sanki sesin Belli ki, hicretimi bekliyor şimdi gökler Hangi kafesin mahkûmudur, bilmeyeceksin Kapattığın kapılar ardında üveyikler Nurullah Genç
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Özlemek!
Özlediğim insanlar var; kokusunu, sesini, bakışını ve hatta duruşunu özlediğim... Meraklanıp endişelenişini, kimsenin fark etmediğini fark edişini özledim. Yazılarımda gizlenen acıyı anlayıp hemen aramasını, o acıya derman oluşunu, kısacası onu her şeyiyle özledim. ​Şimdi yanımda değil, bir telefon uzağımda da değil. Yazılarımı okumuyor artık, bakışlarımdaki hüznü görmüyor. Ama ben yine de özlüyorum. Yolların ayrılması bir insanı özlememeye bahane mi ki gönül özlemeyi bıraksın? Ayrılığın pençesine düşmeden önce yaşanan o güzellikler ne olacak o zaman? Hepsi günün sonunda unutmak için miydi? ​Eskiye olan özlem, hem de geri gelmeyeceğini bildiğin bir özlem, insanı hep uzaklara götürür. Kimsede o hisleri, o duyguları bulamazsın. Kiminle konuşsan, kiminle gülsen aklına hep o gelir. Geriye dönmek, onunla olduğun zamanlara gitmek istersin de hayallerinden öteye gidemezsin. Özlemek biraz da hayallerde yaşamaktır zaten. Çünkü bazı özlemler, kavuşmaya gebe değildir… (Kalemimden) *Bir arkadaşımın bir zamanlar en yakın arkadaşıyla yollarının ayrılmasından sonra hissettiklerinin yazıya dökülmüş hali. substack.com/@cnefen1?utm_so...
İnsan ve Duygular
اللَّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ "Allah'ın! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yarım eyle!" (Hz. Peygamber (sav) Sahabeden Mu'âz (ra) 'a her namazın arkasından şua duayı devam etmesini tavsiye etmiştir.)
Din
Susmak!
Ey sesimi keskin bir bıçak gibi Kınında saklayan çağ Ey sabırla bileyen günlerimi. Erdem Bayazıt
Şiir
SEVDANIN EN MASUM HABERCİSİ!
Gönlümü böyle binparça etmeye ne hakkın vardı? İçimde yanan ateşe bir kor da senin atman gerekli miydi? Ne vardı usul usul geçip gitseydin... Şimdi gitsen de ateş söner mi, kor durulur mu sanıyorsun? ​Daha hayaline bile değmemişken yüreğim, özlemenin özünü bile çözmemişken ruhum, böyle yanmak neden? Bunu bile çözememişken şimdi sıyrılıp gidişin yangına su mu, alevlendiren kor mu; sen karar ver. Sen karar ver, çünkü sen yoksan ikisi de bana yangın. ​Beni düşünme şimdi; sen önünde ufuklarca uzanan yola adım adım koş ve nerede yüreği yanan birini görürsen bana uzaktan bir selam gönder, yeter. Her selam yangınıma serpilen bir su damlası ve her damla içimde güller açacağının nişanesi... Ki güller, sevdanın en masum habercisi… (Kalemimden) *Şimdi dinlediğim bir şarkıdan yüreğime düşenler.
İnsan ve Duygular