Sonra öğrendim bunun asla olmayacağını, insanların değişmeyeceğini ve onları kimsenin değiştiremeyeceğini ve bunun çabalamaya değmediğini! Evet, böyledir!
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Ve üzüntün geçtiğinde – çünkü zaman bütün acıları iyileştirir- beni tanıdığına memnun olacaksın. daima benim dostum olarak kalacaksın. benimle birlikte gülmek isteyeceksin. ve zaman zaman, sadece bunun için gidip pencereyi açacaksın... gökyüzüne bakarken güldüğünü gören arkadaşların buna çok şaşıracaklar. sen de onlara: “ah, evet, yıldızlar beni hep güldürürler” diyeceksin. onlar da senin deli olduğunu düşünecekler. görüyorsun, sana ne kadar kötü bir oyun oynadım..
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet,değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver” cümleleriyle başlayıp “Mutluluğa giden tek bir yol vardır; o da hakkıda hiçbir şey yapamacağınız olaylar için endişelenmemek.” dizeleriyle biten bir kitap. Kendi bildiğin konularda da ayrı bir aydınlatıyor insanı.Bir kez okunup bırakılmayacak kadar dolu bir yapıt .