Adem ve Havva’yı tanrının egosundan kurtarıp tanrısal bilgelik uğruna dünya sürgününü göze aldıran yılandan , dünyanın en güzel ve en asil kadınlarından biri olan annesinin başını tandırda yaktıran yılana kadar geldik , burada yılan değişmedi , tanrı da değişmedi ..aslında burada tanrıyı ve yılanı çok iyi tanıyıp kendimiz değiştirdik . sadece kendi içimizde ..
Sosyal psikoloji ve sosyal uyum u merak ediyorsanız mutlaka okunması gereken bir kitap
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028bin okunma
Celine gecenin sonu derken , karanlığın hepimizi eşitledini iyi bir şekilde yansıtmış , üslup olarak ettiği küfür ve hakaretler gerçekten insanın içini rahatlatıyor , üzerinde durduğu milliyetçilik , bayrak ,marşlar ve toprak için ölmeler bu sürecin anlamsızlığını ancak bu kadar çarpıcı aktarılabilirdi. Bu kitaptan sonra zaten benim için anlamını çok önceden yitirmiş olan olan milli duygu hikayeleri , kökten ortadan kalkmış oldu . Çünkü bu savaş süreçlerinin kazananı hep arkada oturan adamlardır . Dünyaya bir kere gelip bu kitabı okuyup anlamlandırmadan hayata devam etmek ,ömür boyu taraftar olup beyin törpülemekte eşdeğerdir ..i
Marquez bence bu kitapta acıyı izlemekten yüzyıllardır zevk alan toplumu , ama yeri gelince ölümler yaşanmasın diye sürekli ahkam kesen toplumu , aslında toplum denilen şeyin sadece vahşi doğadaki gibi sayısal çoğunlukla bir araya gelip , geçmiş yıllarda kıçlarını işsizlikten mermer merdivenlerde çürüten ,toplumun mayasından bi haber filozofların uydurmuş olduğu Erdem ve ahlakı , Erdem ve ahlakın tamamen kitapların kirli sayfalarında kalan bir yığın mide bulandırıcı ve halkın kelime haznesine yabancı tanımlar olduğunu çok güzel aktarıyor . Gerçi okuyanlar içinde aynı şey geçerli ;Kitapların sayfaları biter Erdem ve ahlakta biter . İnsanoğlu böyledir , belki de hatalı olanlar farklı düşünenlerdir, bu varlığın kullanım klavuzu böyle . Başka zorlama anlamlar yükleyip eğreti bakış açısıyla insanlık insanlık.. diye maval okumaya gerek yok bence .
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Açıkçası beklentimi tam karşıladığı söylenemez ama , kadınların kurgusal yaratım eksikliği ve erkeklerle aralarında olan tarihsel fırsat eşitsizliğini , örneklerle güzel aktarmış.
Huzur kitabında Osmanlı ile Türkiye cumhuriyeti arasındaki yılların geçiş huzursuzluğunu ve o yıllarda varoluşu sorgulayan bir adam ve etrafındakilerle olan diyalogları çok iyi aktarılmış , bir aşktan bahsedilse de asıl mesele oradaki aşk değil , etrafta geçen olaylar ve karakterlerin diyaloglarıdır. kitapta geçmiş yılların sanatına ,özellikle musikisine değinmiş , fakat Ahmet Hamdi karakterlerine varoluşsal sorular sordurup cevaplandırması adeta roman içinde deneme havası katmıştır . Genel anlamda bu kitap , cumhuriyet dönemi ve geçiş yılları edebiyatını sağlam ve disiplinli bir şekilde okumam gerektiğini gösterdi bana .