Yaralanmış ve bunu anlamış bir zihin bir daha asla incitilemez. masumiyet hiçbir incinişin olmadığı bir zihin durumudur . masumiyet kelimesi incitilmemek ve incitmemek anlamına gelir.
Ben bir adamı sempatik ve hoş bulursam bir gün kararı firara döndüreceğini de bilsem bana sempatik görünenin bu nedenle sempatik görünmemesine olanak yoktu. “ varsın o da o kadarcık bir haltı işleyiversin “ der ne yapayım omuz silker geçerim . Adı çıkacağına canı çıksın derler. Adım çıktı diye canım niye çıksın? Hele şu adımla canımı çıkartanlara bakın dı bir. Canımın onların çıkardığı adımla ne ilgisi var?Ben kendi hayatımı yaşarken, isteyen adımla kalır. Benim hayatım kendi beynimin içinde ve başımda yaşıyor, hayatım başkasının beyninde ve o beynin benimle ilgili anlayışında yaşamıyor ki , bana hakaret edenlere namusuma saldıranlara hemen öfkelenmem gereksin. Ama zorla değil ya hiç öfkelenmiyordum , alışılan öfkelenmektir diye öfke taslamak zahmetine de katlanamıyordum . Ben neysem oyum ne üzülmekle yükselir ne de yerilmekle alçalırm namusuma atıp tutanlara karşı mahkemede hakaret davası mı açaydım?
...Bodrum’da hayat yok ya da Bodrum gibi yerde yaşanır mı gibi şeyler olurdu. Hayat yok diyenler galiba kadınların sokaklarda yatıp buyrun diye bacaklarını kaldırmalarını istiyorlardı. Hayat bir yerde değil insan da olur. Yaşamak gönlü de dünyayı da aşar taşarcasına hayatla doldurmak demektir.
Bir takım nükteler yumurtlamak girişimi ile paramparça ve berbat edilmiş güzelim sessizliğin öldürüşünü seyretmektense gönlün saf sessizliği tam bir güzel konuşmaydı. insan ya tam kendisinin ya da tam başkasının olmalıdır. Ya konuşmalı ya da tam Kaplan kayası sessizliğine bürünmelidir. insanlar yalnızlıktan kaçarlar , insanları sevdikleri ve onlarla birlikte bulunmak istedikleri için değil. Ama yalnızlıkta kendi boşlukları ile yüzyüze kalırlar da canları sıkılır onun için.