İlahî vâridler, feyz ve ilham pek seyrek olarak ansızın gelir. Bu durum, kulların meseleyi istidat ve kabiliyetle izah etmemeleri, böyle bir iddiada bulunmamaları içindir.
Bir insan şöyle söz alışkanlığı neticesi değil de idrak ve şuurla "Bütün bunların şerrinden Allah'a sığındım" dediği zaman Allah onu reddetmez. Çünkü Allah'ın isimlerinden biri de El-Mü'min'dir ve bunun bir manası da kendine iltica edenlere aman vermesi, onları hususi himayesine almasıdır. Şerlerin şerrinden daima Allah'a sığınırız.
Ne yazık ki geçmişte çocuk-ebeveyn bağının önemi hafife alındığı gibi, bugün de yetişkin bağlanmasına gereken önem verilmiyor. Yetişkinler arasında hâlâ, bir ilişkide çok fazla bağımlılığın kötü bir şey olduğu düşüncesi rağbet görüyor.
Nihayetinde hepimiz yakınlık, birliktelik ve özellikle de bağımlılığı küçümseyen, bağımsızlığı yücelten bir kültürde yaşıyoruz. Bu tavrı zararımıza olmasına rağmen doğru kabul ediyoruz. İnsanların duygusal olarak kendi kendine yetmesi gerektiğine dair yanlış inanç yeni değil.