"Kendini sürükleyen kişiyi isteyerek izlediğinde aranızdaki bağı hissetmezsin, ama ona karşı direnmeye ve ondan uzaklaşarak yürümeye başladığında çok acı çekersin."
... dostluk, kadirşinaslık ve muhabbet şuûru fert için de cemiyet için de bir yük, ikrahla katlanılması gereken çaresiz bir vazîfe değil, seve seve, minnet ve şükranla îfâ edilmesi îcap eden ilâhî bir lutuftur. İşte beşeriyete, bilhassa cemiyetimize, bu kadîm bu tarihî idrâki yeniden yerleştirmek gerek.
Doğayla iç içe yaşayan kırsaldaki insan için komşu dosttu, sığınaktı, külüne bile muhtaç olunan bir rahmetti; ancak kentte yaşayan için gürültü yapandır, sıkıntı verendir, potansiyel tehlikedir...Doğayla iç içe yaşayan kırsaldaki insan için doğa anadır, bereketin kaynağıdır, dosttur, rızık kapısıdır; ancak kentte yaşayan için potansiyel tehlikedir, çöptür, kanalizasyondur.