" Yüzünü solan güne doğru kaldırdı. Orada mısın? diye fısıldadı. Nihayet görebilecek miyim seni? Sıkılacak bir boynun var mı? Kalbin var mı? Ebediyete kadar kahrol, ruhun var mı? Ah Tanrım, diye fısıldadı. Ah Tanrım."
"- Sana bir şey sorabilirmiyim?
- Evet. Elbette sorabilirsin.
- Ben ölsem ne yaparsın?
- Sen ölsen ben de ölmek isterim.
- Benimle birlikte olabilmek için mi?
- Evet. Seninle birlikte olabilmek için."