Puan vermedi
"Bir özür dilememek için kırk takla atanların dünyası... Neden, diye düşündü Ali Nazik. Bir başkasından özür dilemek, hata yaptığını düşündüğünde bir adım atabilmek, birilerine yardım etmek, nazik olabilmek... Bunun nesi kötü olabilirdi?" Bu soru aslında yalnızca Ali Nazik'in değil, hepimizin sorusu. Çünkü günümüzde özür dilemek çoğu zaman bir zayıflık, hata kabul etmek bir yenilgi gibi görülüyor. Oysa Ali Nazik, tam tersine, insanı güçlü yapan şeyin nezaket ve empati olduğunu gösteriyor. Roman boyunca Ali Nazik'in yolu Bela Hüsnü, Çiçek, Aysel, Vefa, Hasan, Hazan, Zamir ve Munis Öğretmen ile kesişiyor. Onları bir araya getiren şey tesadüf değil; her şeye rağmen iyi kalabilmeleri, birbirlerine destek olmaları ve umudu kaybetmemeleri. Bu yönüyle kitap, dostluğun ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. "En çabuk kirlenen ellerimiz değil, kalbimiz oluyor. " Kitabın belki de en çarpıcı cümlesi bu. Çocuklara yönelik yazılmış olsa da bu söz yetişkinlerin de üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir gerçeği hatırlatıyor. İnsan bazen dış görünüşüne, başarılarına ya da sahip olduklarına önem verirken kalbini ihmal edebiliyor. Kırgınlıklar, önyargılar, bencillikler ve öfke zamanla kalbi kirletebiliyor. Ali Nazik ise okuruna kalbini temiz tutmanın, iyi kalmanın ve vicdanını korumanın önemini anlatıyor. Ali Nazik, nezaketin zayıflık değil güç olduğunu anlatan, dostluğu, umudu ve vicdanı merkeze alan değerli bir çocuk romanı. Çocuklara yalnızca okumalık bir hikâye sunmuyor; hayat boyunca yanlarında taşıyabilecekleri değerleri de kazandırıyor. Modern dünyanın karmaşasında kalbini temiz tutmak isteyen tüm çocuklar ve içindeki çocuğu inceliklerle büyütmek isteyen yetişkinler için…
Ali NazikAnıl Basılı · Timaş İlk Genç · 202655 okunma
Kitap sevmeyen çocuğa bile okutur
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Pofidik'in enerjisi ve olaylara yaklaşımı hikâyeyi baştan sona keyifli kılıyor. Su parkında başlayan sıradan bir günün kısa sürede gizemli bir maceraya dönüşmesi tempoyu hiç düşürmüyor. Mizahı yerinde, aksiyonu da çocukların ilgisini canlı tutacak kadar hareketliydi. Özellikle Pofidik'in sakarlıkları birçok sahneyi daha eğlenceli hâle getirmiş. Eğlenirken merak duygusunu da koruyan, akıcı ve yüz güldüren bir çocuk kitabıydı.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202642 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zamansız Bir Hakikat: Birbirimizi Sevebilmek
Puan vermedi·316 syf.·
2026 20. kitabı
Bazen sayfaları sararmış, eski basım bir kitap geçer elinize. Okuması fiziksel olarak yorucu olsa da satırların arasındaki o derinlik sizi öyle bir yakalar ki elinizden bırakamazsınız. Benim için son dönemin böyle bir yolculuğu, yazarın söyleşilerinden derlenen zamansız bir eserle oldu. Kitabı kapatıp üzerine düşündüğümde fark ettim ki bundan yüzyıllar önce yaşamış felsefecileri de okusak, yakın dönemin psikologlarına da baksak insanlığın özü ve arayışı hep aynı noktada düğümleniyor: İletişim, emek ve sevmenin bir gönüllülük işi olduğu gerçeği. Tek Kürekle Sandala Yön Verilemez Kitapta çok güçlü bir metafor var: Bir sandaldasınız ve tek bir küreği sallayarak o sandala kalıcı bir yön veremezsiniz. İlişkiler de tam olarak böyle. Her ne kadar kendi dünyamızda kendimizi en kıymetli, en merkezdeki kişi olarak görsek de o devasa okyanusta aslında hepimiz birer damlayız. Birbirimizin gözünde bir dünya olabiliriz ama bu koca evrende çok küçüğüz. İşte bu yüzden, o okyanusun içinde kaybolmamak için dünya üzerindeki yerimizi kıymetlendirmeyi, o iki çift gözde anlam bulmayı ve o anlamı birlikte büyütmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Teknolojik Yalnızlık ve "Alternatif" İllüzyonu Kitap aslında 1980'lerde popülerlik kazanmış bir eser. O dönemin "yalnızlaştıran vebası" televizyonken, bugün yerini sosyal medyanın devasa ağına bıraktı. Şimdilerde bize "alternatifler" adı altında, herkesin yerinin doldurulabileceği illüzyonu pazarlanıyor. Oysa gerçek şu ki insanın herkeste bir şey bulma, herkesi sevebilme dürtüsü son derece sığdır. Bir görselliği sunabilir, vitrini parlatabilirsiniz ama geçinmek, yaşamak ve yaşatmak bir gönül ve zihin işidir. Üstelik sevmek, teorik olarak kitaptan veya masa başından öğrenilebilen statik bir bilgi de değildir; sevmek, sadece ve sadece karşılıklı iletişimle
Birbirimizi SevebilmekLeo Buscaglia · İnkılâp Kitapevi · 2020298 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 23:35
Listelerinize mutlaka eklemeniz gereken bir kitapla geldim.. Gece.. Gece bende garip bir his bıraktı. Kitap zaten çok kısa ama okurken sanki çok daha uzun bir yolculuktan geçmişim gibi hissettim. Elie Wiesel çocuk yaşta savaşın içine düşmesini, ailesiyle birlikte toplama kampına gönderilmesini ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Bir noktadan sonra artık sadece olayları değil, onun iç dünyasındaki değişimi de görmeye başlıyorsun. Özellikle yaşadıkları arttıkça çocukluğundan yavaş yavaş uzaklaşmasını okumak beni baya düşündürdü. Kitabın en sevdiğim tarafı, duyguyu zorla vermeye çalışmaması oldu. Çok sakin bir anlatımı var ama tam da bu yüzden bazı satırlar daha sert çarpıyor. Bazı yerlerde devam etmek istemeyip birkaç dakika kitabı elimde tuttuğum oldu. Çünkü okuduğun şey kurgu değil, gerçekten yaşanmış olması hissi ağırlığını artırıyor. Bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey olayların büyüklüğünden çok, bir insanın böyle koşullarda neleri kaybedebildiği oldu; sadece ailesini ya da evini değil, inancını, güven duygusunu, çocukluğunu da. İnce bir kitap olmasına rağmen içi çok dolu hissettirdi bana.. Özellikle 2.Dünya Savaşı zamanlarını okumayı sevenlere öneririm, çok iyi bir kitap #cansununkitapligi #okudumbitti #reels #bookstagram #gece
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,030 okunma
Bir tek annem olsun bana birşey olmaz...
10/10
·528 syf.··
2026 54. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:56
Büyük Yalnızlık Ben ne okudum böyle. Kendime gelemedim, yüreğimi yaktı geçti, ağlamaktan helak oldum. Alaska'nın vahşi doğasında sürüklenen 13 yaşındaki Leni'nin ve sana sarılmak istiyorum Leni♡.. gözünden anlatılan, büyüme, hayatta kalma ve aile dramı romanı. Duygusal yoğunluğu çok yüksek ve sürükleyici bir o kadar da etkileyiciydi. Bir ailenin hayatta kalma mücadelesi, travmalar üzerinden işlenen aşk beni çok etkiledi. Alaska merak ettiğim bir yerdi ve gerçekten bu romanla içinde yaşadım, o soğuğu hissettim diyebilirim. Kristin Hannah dayanışmayı, dostluğu, aile bağlarını, sevgiyi, aşkı o kadar güzel işlemiş ki... Kalemine bir kez daha hayran kaldım. Önemli dersler de çıkarılabilecek bir kitap. Kesinlikle okuyun. Tek kelimeyle mükemmel. Kalbime koydum seni kitap♡
Büyük YalnızlıkKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2019936 okunma
17 Haziran…..Alex Schulman
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:46
Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru.. #okudumbitti #17haziran İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım.. Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten.. Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim.. . Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..  o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider .. Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur.. çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur.. duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur.. . Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir.. . kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,545 okunma