"Dünyadaki yerini anla; kendi geçiciliğini anla; bitkilerin ve tahıllar bedenini beslediği gibi, birlikte ruhunu besleyen bir ailenin ve toplumun bir parçası olarak yaratıldığını anla; bütün huyların çevrendeki her şeye karşı bir sorumlulukla gelen bir hediye olduğunu anla; aslında hiçbir şeye sahip olmadığını anla; kaçınılmaz sonla yüzleşeceğini ve mezara iyiliklerin ve iyi bir ismin dışında hiçbir şey götüremeyeceğini anla; içinde yaratıldığını dünyaya ve senin için yaratılmış olan topluma karşı görevlerin olduğunu ve bunun seni tutan çapa olduğunu anla..."
"Medeniyet geniş anlamda bireylerin belirli nesneler için tutkunlarını geri çekmeyi ve adil bir düzenin tanınmış kurallarına boyun eğmeyi öğrenmiş oldukları gerçeğine dayanır. Gelgelelim çoğunluklar (Batılı demokrasilerde) bu anlamda henüz medenileşmemişlerdir, çünkü kurallars uymazlar.