“İnsan doğası diye adlandırmaktan hoşlandığımız şey, çoğunlukla yetişkin (burjuva) erkeklerin eğilimlerinden ibarettir.” Marshall Sahlins/İnsan Doğası Yanılsaması, s.55
1000Kitap
“insan doğası diye adlandırmaktan hoşlandığımız şey, çoğunlukla yetişkin (burjuva) erkeklerin eğilimlerinden ibarettir.” marshall sahlins, batı'nın insan doğası yanılsaması
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Benim harcım değil kötülük fırtınasında liman olmak!
Güneşin altında terleyen, çileyi çeken peygamberlerin kendisidir; onların açtığı gölgede serinleyip meyve yiyenler ise ümmetleri ve insanlıktır. 1. Rollerin Tersine Dönmesi: Çileyi Çeken Önderler Normal toplumsal hiyerarşide liderler gölgededir, tebaa ise güneşin alnında çalışır. Peygamberlik müessesesinde ise durum tam aksidir. Peygamberler, insanlığın manevi ve ahlaki kurtuluşu için en ön safta saf tutmuş, en büyük bedelleri ödemişlerdir. Hz. Nuh: Yüzyıllarca alaya alınarak, sıcakta ve zorlukta o gemiyi inşa etmek için ter döktü. Gemi bittiğinde ve tufan koptuğunda, insanlık onun emeğinin "gölgesinde" hayatta kaldı. Hz. İbrahim: Putperest bir toplumun içinde tek başına mücadele etti, ateşe atılma pahasına doğruluktan şaşmadı. Bugün milyarlarca insan onun kurduğu tevhid inancının ve teslimiyetin meyvelerini topluyor. 2. Maddi Çile ve Manevi Konfor Peygamberler, getirdikleri nizamla insanlığa hem dünyevi bir huzur hem de uhrevi bir kurtuluş vaat ettiler. Kendileri ise dünyada çoğunlukla hasır üzerinde uyudu, günlerce aç kaldı. Hz. Musa: Firavun’un sarayındaki hazır "meyveyi ve gölgeyi" reddederek, kavmiyle birlikte çölün sıcağına, sürgüne ve göçebeliğe talip oldu. Kavmi sık sık şikayet ederken (bıldırcın eti ve kudret helvası isterken), o yükü omuzlayan taraftı. Hz. Muhammed (s.a.v.): Mekke’de boykot yıllarında açlıktan karnına taş bağlayan, Taif'te taşlanan, Uhud'da dişinden olan oydu. O bu çileyi çekerken, kurduğu adalet düzeni sayesinde bugün İslam dünyası onun getirdiği ahlakın, kardeşliğin ve hukukun meyvesini yiyor. Kendisi bir devlet başkanı olduğunda bile lüks içinde yaşamadı, geriye maddi bir miras bırakmadı. 3. Bedeli Ödeyen Ağacı Diker Onlar, "Benden sonrakiler gölgesinde otursun" diye fidan diken bilge bahçıvanlar gibidir. "Kıyametin
Duygu ve Düşünce
1970 ruhlu olup 21.yüzyılda genç olmanın dayanılmaz bulantısı içindeyim, her şey karmaşık, çok kalabalık, çoğunlukla beyhude ve kediler çok güzel. SPİNOZA
Kadınlar evlenmesin o zaman diyen erkeklere bir sözüm var. Aile evinde her kadın çiçek gibi kalmıyor. İşim yok şu an ve ev temizliği annem pek yapmıyor veya bir kısmından kaçıyor. Aşırı bir yük. Bir şekilde sınavı kazanıp minicik ev kiralamak ve tek kalmak istiyorum. Minik evi temizlemek kolay. Sabah kalkarsın hızlı biter. Fazla bulaşık olmaz. Kirli çamaşırları her gün atmasam bile en geç 2 güne bir atarım. Ütü işi kolay. Günde iki öğün yerim. Bazen dışarıdan yerim. Doyurma derdi olmadan pratik yemek kendime yaparım. Mis gibi hayat vallahi. Evliliğin kendisi büyük çoğunlukla bok gibi. Çocuğun olacak. Ona bak ve yıllarını törpü et. Doğururken acı çek. Kürtaj yapmak istersen kocandan izin almak zorunda kalırsın. Koca bir ev temizle. Eşin görevini bilmesin veya az yapsın. Onun akrabaları, komşular veya arkadaşlarına hizmet derken hayatın cehenneme döner. Oysa kendi ayaklarının üstünde duran yalnız bir kadın savunma sanatlarını öğrenir, kurslara veya bir çok mekana hiçbir baskı veya zorunluluk olmadan gider. Kim iş çıkışı gece sinemasına gitmeyi istemez veya konserlere? Erkek milletinden hayırlısı nadiren çıkar. Bizim coğrafya için durum bu. Yurt dışında da benzer şekilde düşünen erkekler var. Sırf yabancı diye daha medeni olduklarını sanmayın sakın.
1000Kitap
Psikolojik Hastalıkların Kökeni - Sevgisizlik
"Çoğunlukla zihinsel hastalıklar, bir çocuğun başarılı şekilde olgunlaşabilmesi ve ruhen gelişebilmesi için ebeveynlerinden görmesi gereken sevgiyi görmemesinden kaynaklanır." Scott Peck - Az Seçilen Yol Az Seçilen Yol Scott Peck
Psikoloji