Çok büyük bir potansiyeli olan ama beni hayal kırıklığına uğratan kitapla geldim. Kısaca konusundan bahsedecek olursam. Ophelia, annesinin ölümünün ardından ailesinin cadılık mirasını devralmak
“Devlet aklı” denilen şey, modern siyasetin en eski bahane ya da silahlarındandır.
Kavramı deştiğimizde karşımıza oldukça aşina olduğumuz bir isim çıkıyor, Makyavelli. Ya da orijinal yazımıyla
Son yıllarda hayat, sanki bir yere yetişememe korkusuyla nefes nefese geçiyor diye düşünüyorum. Herkes bir yerlere yetişmeye, eksik kalan bir şeyi tamamlamaya, sürekli daha fazlasını yapmaya
Vahşetin Çağrısı'nı okuduktan sonra dönüp biraz da Jack London'ın hayatına bakınca, kitabın neden bu kadar gerçek hissettirdiğini daha iyi anladım. Bazı yazarlar hayal güçleriyle yazar,
Yıl: 2016
Tür: Tarihi, Fantastik, Romantik, Dram
Bölüm Sayısı: 20
Başroller:#LeeJoongi — Wang So
#IU — Hae Soo / Go Ha Jin
#KangHaneul — Wang Wook
Merhabalar kitap dostlarım Yeni bir k-Drama ile karşınızdayım .
Ayşegül ile ben Kore dizilerini yeni keşfettiğimiz için tabikii aradagezerçokokur'un eline su dökemeyiz , Goblin i seyrettiniz, bundan sonra da #Moonlovers 'ı Seyredin dedi tabiiki hemen izlemeye başladık veee ondan sonra olanlar oldu bize.
Bu dizi resmen “kalbimi paramparça et ama yine de seni seveyim” hissi yaşatıyor… İlk bölümlerde eğlenceli ve tatlı başlayan hikâye, bölüm ilerledikçe ağırlaşmaya başlıyor ve bir noktadan sonra karakterlerin yaşadığı acıları sen de yaşamaya başlıyorsun. Özellikle Wang So karakterinin yalnızlığı, sevgiyi hak edip sürekli kaybetmesi o kadar etkileyici ki bazı sahnelerde sadece bakışlarıyla bile insanın içini acıtıyor.
Bir de oyuncu kadrosu inanılmaz güçlü. Her prens ayrı bir hikâye .Herkesin enerjisi farklı olduğu için hepsi akılda kalıyor. Özellikle Lee Joon-gi performansı gerçekten unutulmazdı. IU’nun duygusal sahneleri de dizinin hissini çok güçlendiriyor.
Ama şunu söylemeden olmaz:
Bu dizi mutlu son isteyenler için biraz tehlikeli… Çünkü finali bittikten sonra bile insanın içinde kalıyor. Hatta birçok izleyici aradan 10 yıl geçmesine rağmen hâlâ ikinci sezon istemeye devam ediyor. (Tabikii bende )Herkes
dizinin “kalplerini mahvettiğini ama yine de unutamadıklarını” söylüyor.
konusuna gelince;--Go Ha Jin modern dünyada sıradan ama zor bir hayat yaşayan genç bir kadındır. Bir gün güneş tutulması sırasında bir çocuğu kurtarmaya çalışırken suya düşer ve gözlerini Goryeo Hanedanlığı döneminde açar. Artık Hae Soo isimli genç bir kızın bedenindedir.
Başta saraydaki hayat ona büyüleyici gelir. Prenslerin arasında özellikle nazik ve sakin olan 8. Prens Wang Wook’a yakınlaşır. Ancak sarayın görünen güzelliğinin altında taht savaşları, ihanetler ve ölüm vardır. Her prensin kral olmak için farklı planları vardır ve bu mücadele kardeşlik bağlarını bile parçalar.
Hae Soo zamanla herkesin korktuğu 4. Prens Wang So’nun gerçek yüzünü görmeye başlar. İnsanların “canavar” gibi baktığı Wang So aslında sevgisiz büyümüş, yalnız ve kırılmış biridir. Hae Soo ona yaklaştıkça Wang So da değişmeye başlar. Dizinin en güçlü tarafı tam burada başlıyor çünkü aşk hikâyesi sadece romantik değil; iki yaralı insanın birbirini anlaması gibi hissettiriyor.
Ama saraydaki güç savaşları giderek karanlıklaşıyor. İhanetler, zoraki evlilikler, kayıplar ve taht uğruna yapılan seçimler karakterleri yavaş yavaş değiştiriyor. Özellikle son bölümlerde dizinin tonu tamamen trajik bir hale geliyor. Her karakterin mutluluğu kısa sürüyor ve Hae Soo ne kadar mücadele ederse etsin tarihin akışını değiştiremiyor.
Sonu ise hâlâ K-drama tarihinin en acı finallerinden biri olarak konuşuluyor. Çünkü dizi bittiğinde hala bir boşluk içindeyim ve Devam etmesini istiyorum …