• 216 syf.
    ·16 günde·Beğendi·8/10
    MS. 11. Yüzyıl ortalarında dünyaya gelen Hayyam dönemin en bilgin kişilerinden biri olmakla birlikte; başta gök bilimi, matematik ve şiirle uğraşmaktaydı. Eğitim zamanında Hasan Sabbah ile birlikle oldukları bilinenler arasındadır. Rus yazar Vladimir Bartol Fedailerin Kalesi Alamut adlı eserinde az da olsa Sabbah ve Hayyam ilişkisinden bahseder.

    Hayyam aruz ölçüsüyle yazılan dört dizelik Divan Edebiyatı nazım biçimiyle şiirlerine yön vermiştir. Genellikle alaycı, iğneleyici ve laf ebeliği yapan bir üslubu vardır. Ne kadarı Hayyam’a ait bu rubailerin onu bilmemekle birlikte, okumuş olduğumuz türe “Hayyamca” ya da “Hayyamsı” demek daha doğrudur.

    Hayyam’ın alaycı kişiliği ve din ile alıp veremediği hususunu aslında bende çok merak etmekteyim. Rubailerindeki Tanrı ile pazarlığı ve bu şekilde üsluplarının nedenini asla bilinmeyecek arasına sokmak istemiyorum da; medrese hayatında bir yanında kapı gibi Nizamül Mülk ve öbür yanında Hasan Sabbah olunca her şeyi beklemek mümkün olmaktadır.

    Kitap içerisi çevirmenin üç adet sıralı önsüzüyle başlamaktadır. Arkası ise 390 küsür tane dörtlükten oluşmaktadır. Çevirisi gayet anlaşılabilirdir.

    Sözün özü; kitap okunulası ve tavsiye edilesidir. Şahsen ben okurken çok eğlendim. İçeriğinde sizleri düşündürecek türde konularda vardır. Bunların kime ait olduğu muamma olduğu kadar söylenmemesi gereken sözlerden ibarette olabilir, sakıncalı dörtlükler.

    Sevgi ile kalın.