En güzel deniz:
henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
henüz söylememiş olduğum sözdür.
Orhan Selim
Benim sıska benim cılız
benim zavallı çocuğum Orhan Selim! Sen
benim, ne gözüm
ne kolum
ne kafamsın;
sen benim,
bir kurşun balyası gibi, sıska sırtına bindiğim ve alnının teriyle geçindiğim
ilk
ve son adamsın!
Sana sevgi
sana saygı
sana minnetle uzanıyor elim. Sen
yaptığı iyiliği yüze vuran değilsin ve ben
nankör değilim...
Benim sıska
benim cılız
ve üstüne üstlük
bir yudumluk soluğuna bakmadan şişirilmiş davulların arasında
türkü söylemeğe kalkan
benim sersem çocuğum Orhan Selim!
Kalmasın hatırın
ama, yok okumağa
değer
bir tek satırın! Böyle hiç
bu kadar boş
bundan daha kötü verim verilmez! Deme ki, “gösterilmez
daha usta bir marifet iki papele!”
Bak:
içleri boş kalıpları fırlatarak, tutarak cümlelerde senden iyi hokkabazlık yapıyor delikanlı doçentlerin en cahili bile!..