Bu ısrarcı sorgulama beni uzun zaman gülümsetmiştir. Bugün buna gülümsemiyorum artık. Çünkü bu bana insanlarda pek yaygın ve benim gözümde tehlikeli bir bakış açısının ortaya konuluşu gibi geliyor. Bana "içimin derinliğinde" ne olduğum sorulduğunda, bunda herkesin "içinin derinliğinde" ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma "kişinin derin gerçekliğinin", doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan "öz"ünün var olduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın özgür insan olarak katettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihlerin, kendine özel duygusallığının, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının hiçbir önemi yokmuş gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Alabildiğine kişisel yaşamımın ve düşünüşümün, o büyük sinir sisteminin ezelî ve ebedî ırmağında çok köklü bir pay sahibi olduğunu birdenbire görüp hissetmem, korkularla, derin bir saygıyla doldurdu hacmimi. Nasılsa doğrulayıcı ve mutluluk verici nitelik taşımasına karşın, böyle bir şeye ermem beni sevindirmemişti. Bir sertliği içeriyordu, buruktu;
sorumluluk denilen şeyden, bundan böyle çocuk yaşamına veda etmekten ve yalnızlıktan bir şeyler barındırıyordu kendisinde.
Sizin oralara kış gelmiştir. Bizim buralar ise gece uyanıp geceye sığınabilecek kadar sıcak hâla.
Bırakın bu işin peşini.
Masalları kendi tozlarına salın.
Yoksa kötü olacak.