Su

Açıkça ortaya çıktı ki, özgürlük, insanın her soluk alışı için taşınması zor bir sorumluluk gerektiriyordu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hepimiz orada, birliğimizin yalnızlığı içinde dikiliyorduk ve söylediklerimiz bize övgüler yağdırıyordu sürekli: "Şimdi bizim dışımızda kim var?" "Kimse." "Kim uzak, kim yakın?" "Burada biz ve orada biz" "En yaşlı ve en genç kim peki?" "Biz." "Kim yüceltilmeli, kim bize doğru geliyor, kim bekliyor bizi?" "Biz" "Ya bu güneş, nereden alıyor ışığını?" "Yalnızca bizden.” “Ya gökyüzü nedir?" "Bizdeki yalnızlık." "Sevilmesi gereken kim peki?" "Ben."
Sayfa 77·Kitabı okudu
Belki de kaprisimizle, her zaman sonsuz rastlantının beklenmedik mucizesini, sürprizini ifade ettiğimiz gizemli düzen düşüncesini sevmiyoruz, gönüllüce katlanamıyoruz ona.
Sayfa 89·Kitabı okudu
"Sükûnet, sükûnet, ne istiyorsun benden?" "Evet, sorguluyorsun, hoşuna gidiyor sükûnetin." Niçin bu sözcük.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Puan vermedi·104 syf.··
2026 12. kitabı
Ferlinghetti yüz yıl yaşayıp, beat kuşağı üzerinden bir görünüm inşa ettikten sonra, tam da her şeyi unutmadan önce Küçük Çocuk eserini oluşturabilmişti. Blanchot bunu yarı sürede yapabilmiş, belki de daha hiçbir şeyi unutmadan. Bilinçakışındaki sürekliliği bile parçalaması havalı geldi. Sayıklamalarını seviyorum biraz daha okumak istiyorum ama Karanlık Thomas'a cesaret edemedim hiç. Son İnsan korkuyla, tedirginlikle, güvenle, dostlukla, şüpheyle, sevgiyle, yabancılıkla, kuru kalabalıkla, yalnızlıkla, tutunmayla, umutla, karanlıkla yani zıtlıklarla ve yoğunlukla yoğurulmuş. Sakindi yani. Bekleyiş ve unutuşa değinmeyi de unutmamış tabii. Bir noktadan sonra sen, ben ve o siliniyor. Sen siliniyorsun. Ben kalıyor, benden sana kalıyor. Bundan hoşlandım. Tatlı dille yok etmişiz ötekini. Ara vererek okunacak bir rus romanı değildi. Böldükçe anlamanın imkansızlaşacağı, olayların parça parça eklendiği bir düşünce akışı yapbozuydu. Hızlı ve aniden, keyifli başlayıp, sonlarda da dejarjöre basıp ateş ederek bitirdi. Başladıktan sonra "anlamıyorum" dedim, erteledim. Sonunda da "anlamam gerekeni anladım" diyip kapadım bu sevdayı. Zordu da bir yandan. Sonu yok gibiydi, her anı son an gibiydi.
Son İnsanMaurice Blanchot · Profil Kitap · 2020419 okunma