Puan vermedi·240 syf.··
2026 133. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 18:48
Osmanlı dediğin yapı, öyle tek milletli, tek renkli bir devlet değildi. İçinde Arap var, Rum var, Ermeni var… ama bir de son döneminde giderek güçlenen bir Alman etkisi var. Bunu anlamadan Osmanlı’nın son yüzyılını çözemezsin. İlber Ortaylı da zaten hep şunu söyler: Osmanlı modernleşmesi tek başına olmadı. Dışardan destek aldı. İşte bu desteklerin en belirgini Almanlar üzerinden geldi. ### Almanlar Osmanlı’ya neden geldi? Şimdi mesele sadece “nüfus” değil. Öyle milyonlarca Alman gelip yerleşmedi. Ama gelenler kritik yerlerdeydi. Subaydı, mühendisti, hocaydı. Yani devletin damarına girdiler. Özellikle II. Abdülhamid döneminde Almanlarla yakınlaşma arttı. Çünkü Osmanlı İngiliz’e güvenemiyor, Rus’tan çekiniyor. Arada bir güç arıyor. Alman da o dönemde yükselen güç. ### Askeriyede Alman etkisi En net etki burada. Osmanlı ordusu artık eski gücünde değil. Disiplin düşmüş, teknoloji geri kalmış. Bu noktada Alman subaylar geliyor. En bilinen isimlerden biri Colmar von der Goltz (Goltz Paşa). Bu adam sadece asker eğitmedi, kafa yapısını değiştirdi. Harbiye’yi etkiledi, subay yetiştirdi. Yani mesele şu: Almanlar sadece talim yaptırmadı, düşünce sistemi getirdi. ### Ekonomi ve demiryolları meselesi Bir de işin ekonomik boyutu var. En büyük örnek: Bağdat Demiryolu Projesi. Bu proje sadece tren yolu değil. Almanların Osmanlı içlerine kadar uzanması demek. Ticaret, lojistik, hatta siyasi nüfuz demek. Haydarpaşa Garı bile bunun bir sembolü. Alman mühendisliği, Osmanlı toprağında iz bırakıyor. ### Kültürel ve eğitimsel etki Almanlar sadece asker ve ekonomiyle kalmadı. Okullar açıldı, teknik eğitimler verildi. Osmanlı’nın modernleşmesinde Alman disiplini ciddi rol oynadı.
1000Kitap
Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzuİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2018419 okunma
7/10
·272 syf.··
2023 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 00:00
Kazım Karabekir bu kitabında; Osmanlı ordusunun son zamanlarda askeri alandaki yeniliklerin uzağında kalınca askeri ıslahatlar için ülkemize gelen, senelerce ülkemizde görev yapan üç Alman komutan Helmuth von Moltke, Colmar Freiherr von der Goltz ve Liman von Sanders’in askeri alanda yaptıkları yeniliklerini ve hayatlarını anlatır.
1000Kitap
Türk Ordusunda AlmanlarKazım Karabekir · Truva Yayınları · 20219 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
Asıl adı Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz Osmanlı'daki namıyla "Goltz Paşa", Haziran 1883'te binbaşı rütbesindeyken askeri müşavir olarak Osmanlı ordusuna katıldı.Osmanlı askerî okulların ıslahı görevini kabul eden Von der Goltz ile Osmanlı Devleti adına Hariciye Nazırı Arifi Paşa ve Serasker Gazi Osman Paşa arasında 14 Temmuz 1883 tarihinde bir kontrat imzalandı. Bu kontrat da 1882 yılında Alman askerî heyeti ile yapılan sözleşmenin aynısı olup, üç yıllıktı.Sultan II. Abdülhamid onayına sunulduktan sonra Mirliva (Tuğgeneral) rütbesine terfi ettirilen Von der Goltz'un Osmanlı Devleti'ndeki aktif görevi başladı.1897 yılında "korgeneral" 1911 yılında Mareşal rütbesini alarak Osmanlı ordusunun kurmay başkan yardımcılığına kadar yükseldi. Enver Paşa 6. Ordu Komutanlığı görevine von der Goltz Paşa'yı atamayı uygun görmüştü Kût'ül-Amâre'de Goltz, kusatma planlarını hazırlayanlardan biriydi, Mareşal von der Goltz, planladığı zaferi göremeden, 19 Nisan 1916'da Bağdat'ta yakalandığı tifüs hastalığı nedeniyle oluşan yüksek ateş sonucu öldü. Son vasiyeti, bir Türk ve bir Alman bayrağıyla İstanbul'un Tarabya semtinde bulunan Alman askeri mezarlığında defnedilmekti. Kitapta mektupları anlatılmakta fakat ilginç olan hanıma verdiği bilgiler beni bir hayli düşündürdü.
Goltz’un HatıralarıGoltz Paşa · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20189 okunma
10/10
·429 syf.··
Beğendi
·
2014 1. kitabı
Kağıttan Köprüler. Tüm arkadaşlarıma tavsiye ettim. Uzak doğu ülkelerinin simgesi mavi lotus çiçeğinin felsefesinden yola çıkmış yazar. İnsanların iç sesleriyle geçmişlerine dair yaptıklarının yoğun sorgulamasını okuyup her karakterin içine giriyorsunuz. Bir sıfır önde gidiyorsunuz. Çünkü sizin bildiğinizi diğer karakterler bilmiyorlar. Para psikoloji konularından telepatiyi işleyen, yoğun bir mistisizmi içeren, duygu dolu, aşkı hem erkeğin iç sesinden hem de kadının iç sesinden sorgulatan, cevaplar arayan, her iki tarafın eski yaralarını sarmak için kendileriyle iç savaşlarını, muhakemelerini gözler önüne seren muhteşem bir kitap. Eski Mısır döneminde kazılarda çıkarılan Edward Smith papirüsleri üzerinde yazılı olan reçeteden yola çıkılarak mavi lotus çiçeğinin hem kendi felsefesiyle hem de özüyle harmanlanarak laboratuvarda üretilmeye başlanan bir ilacın yolculuğu ile kaderleri değişen bir ailenin özlem dolu buruk hikayesinin yan ısıra, otuz yıl içindekilerle kayıp bir güncenin zamandaki yolculuğunun nasıl son bulduğunun hikayesi. Kurgu son zamanlarda yerli yabancı okuduklarımın arasındaki en iyisi. Karakterler yabancı. İstanbul, Kahire, Strazburg, Colmar' da geçiyor. Üslubuna bakınca "bir Türk yazmış olamaz bunu" dedirten bir kitap. Fevkalade sürükleyici dili ile eğer vaktiniz varsa iki günde bitirebileceğiniz bir kitap.
Kağıttan KöprülerElvan Ebinç · Cinius Yayınları · 201335 okunma