• Sonunda, darbe, 1973 Eylül'ünde ordunun en aşırı sağcı faşist unsurlarının öncülüğünde, amansız bir vahşetle geldi. Ailen de öldürüldü. (Kimi CIA savunucuları, hâlâ Allende'nin makineli tüfekle kendini vurarak intihar ettiğini öne sürüyorlar!) Bazı bakanlar katledildi, üniversiteler askeri denetim altına sokuldu, muhalefet partileri yasaklandı, binlerce Şilili işkenceden geçirildi ve öldürüldü. Çoğu kişi CIA'nın verdiği listelere göre "aşırı" diye damgalandı.

    General Pinochet başkanlığındaki askeri cunta döneminde, muhaliflere işkence, özellikle Colonia Dignidad adlı tüyler ürpertici cezaevinde düzenli bir iş haline geldi. Cunta, Güney Amerika'nın dört bir yanında sürgündeki Nazileri topladı. Bu Nazilerden biri, bir kurbanına, Nazi ölüm kamplarında yapılan işin Colonia Dignidad'da sürdürüldüğünü söyledi.
    CIA, istediği kadar Şili darbesiyle ilişkisini inkâra çalışsın. Demokratik, barışsever bir ülkeyi mezbahaya çevirdi.
  • "Colonia Dignidad" filmini tesadüfen izledim, herkese tavsiye ederim. Şili'de ADB destekli başa gelen Pinochet rejiminin özel işkence yeri "Colonia Dignidad". Anlamı ise "Haysiyet Kolonisi". 12 Eylül faşizmini bilenlere yabancı gelmeyecek film ama yine de tüylerinizi ürpertecek. Almanya'dan kaçan eski Nazi subayı Paul Schafer'ın Şili'de kurduğu komünde yapılan tecavüzler, işkenceler ve silah deneyleri. Dinsel kurum görüntüsü altında yapılan, dünya kamuoyunu ayağa kaldırmasına rağmen Şili'de hiç bir hesaplaşma yaşamayan Paul Schafer...Devlet ve diğer devletin büyük elçileri hepsinin muhafaza ettiği bu adam ancak 2004 yılında yargılanmış. Başta politik bir film izliyorum sandım. Politik, gerilim, dram, aşk hepsi içiçe. Hepinize tavsiye ederim. Pek çok benzerlik bulacağınıza emin olabilirsiniz.