b

7/10
·200 syf.··
2025 2. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 00:43
bu kitabı okumak dışarıdan ve yıllarca manipüle edilmemiş bir bakış açısıyla medeniyetimize bakmamı ve açıkçası iğrenmemi sağladı. olayın genelinden daha çok laf arasında geçen ve biz bu hayatın içindeyken fark etmediğimiz onca fikri sorguluyorum. kitap genel hatlarıyla kadının erkek iradesi olmadan ne kadar gerçekçi, pratik, barışçıl ve yıllardır ataerkinin bize dayattığı aciz ve korunmaya muhtaç insan profiinden ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. yine de anlatımda kadının kadınlıktan bu kadar soyutlanması hoşuma gitmedi açıkçası. örneğin takıldığım noktalardan biri: estetik kaygı kadın için bu kadar önemliyken erkeksiz bir ülke yaratıldığında yerini tamamen pratiğe bırakması, kadınların anneliği aşırı benimsemesinden kaynaklı bireysellikten yine aşırı derecede uzaklaşması ve hiçbir zevkin var olmaması; en azından modaya ilgi duyan bir kişinin bile olmaması beni sinirlendirdi. her güzel şeyi yalnızca erkek varlığına bağlı bir seçilme yarışına indirgedi gözümde. bazı noktalarda ise kadınların gerçekçi düşünmelerinden ve korkusuz olmalarından çok etkilendim. bekaretin dış dünyada bu kadar büyük bir tabu olmasına rağmen, onlar için anlamının dahi olmaması, yapılma amacı soyu iki cinsiyetli olarak devam ettirmek olan evlilliklerde bile kadınların cinselliğe hayır deme özgürlüğü okurken hoşuma giden noktalardandı. son olarak yinelemem gerekirse, kadınların erkek yokluğunda da yazdığı, okuduğu, tiyatrolarda yazdıkları oyunları oynadığı, kıyafetler tasarladığı, oynadığı ve eğlendiği ve bu kadar karınca sürüsü gibi resmedilmediği bi ülke görmek istedim. onun dışında ataerki temsilleri çok iyiydi uc erkekten de nefret ettm<3
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·224 syf.··
2024 2. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 08:42
bi kitabı bitirip heyecanla inceleme okumaya kostugumda vasat kurgu, katil tahmin ediliyor gibi seyler okumak hevesimi cok az kırmıs olsa da on bes dk onceki hevesimle yazmaya calısacagımm spoi icerir belli bir noktaya kadar en mantıklı katil yargıctı zaten ama asıl olay onun olmesiyle katil olamayacagını anladıgımız ve digerlerine odaklandıgımız an baslamıstı. hem guvenmeniz gereken hem de en cok korunmanız gereken insanların aynı oldugu bi ortamdaki hisleri cok iyi yansıtmıstı yazar. sonsozde olayları tam olarak anladıgımda gercekten sasırdım ve cok keyif aldım. benim icin tek tatmin etmeyen nokta vera ile lombard arasındaki katilin bulundugunu zannettikleri andı. o kısımda yeterli bi acıklama yoktu. ama bunun dısında genel hatlarıyla hikaye, sebepler, tekerlemeye sadık kalınarak islenen cinayetlerle birlikte akıs cok hosuma gitti. ilk agatha christie kitabımdı ama asla son olmayacak
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
9/10
·536 syf.··
2023 4. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 21:01
#spoiler# Son yirmi sayfada okuduğum en iyi kitaplardan biri olmakla iyi bir kitap olmak arasında çok gidip geldi. Tüm olayı yapay zekaya yıkmak yerine karakterin zekasına saygı göstererek her şeyin planladığı gibi gittiğini okumak isterdim ki böyle daha anlamlı bir bitiş olacağını düşünüyorum. Ama yine de son anlarda Winston'ı kaybediyor olmanın acısını hafifletmeye çalıştığı ve teknolojinin önceki elli sayfada anlatıldığı gibi iyimser bir gelecek vadetmediğini vurgulamak istediğini görüyor ve saygı duyuyorum. Son olarak bir olay üzerinde çalışan kadın erkek ikilisine hemen bir duygusal bağ eklemeye gerek olmadığını düşünüyorum, hem de söz konusu kadın nişanlıyken. Pembe dizi çekmiyoruz sonuçta. 9/10 bye
Edebiyat
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma
8/10
·591 syf.··
2020 12. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 16:06
"Üç bin yılın hesabını göremeyen Karanlıkta yolunu bulamaz, Günü gününe yaşar ancak." Bu kitap yaklaşık iki sene kitaplığımda bekledikten sonra anca okunma şansı bulunabilen ve bu alanda okuduğum ilk kitap olma özelliğindedir. Başlamak için doğru bir seçim olduğunu düşünüyorum. Takip etmesi kolay, akıcı ve her ne kadar benim için çok uzun sürse de sayfa sayısına rağmen hızla ve keyifle okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabımız Sofie karakterinin evine gelen mektuplar aracılığıyla almaya başladığı felsefe kursuyla başlıyor. Bu sayede hayatımıza Alberto, onun sayesinde de asırlar boyunca yaşamış ve düşünceleriyle insanları aydınlatmaya çalışan düşünce adamları, filozoflar giriyor. Çoğu hakkında da yeterli başlangıç bilgisi edinebiliyorsunuz. Sadece sonlara doğru hikayenin hızlanmasından dolayı daha sıkışık bir anlatım oluşmuştu, belki bu bir olumsuz yan olarak sayılabilir. Bunun dışında yazarın gayet duru, akıcı ve sade bir anlatımı vardı. Sayfalar ilerledikçe basit bir düşünceden çıkan olayları, değişen çağları görmek hem insanoğlunun ne kadar önemli işler başarabildiğini gösteriyor hem de dünya üzerinde ne kadar bilgi azlığı çektiğimizi gösteriyor. Aslında o kadar aciz ve bilgisiziz ki, en ufak bir şey öğrendiğimizde veya bir ipucu bulduğumuzda yaşamımız baştan değişiyor. Savaşlar, anlaşmazlıklar, kurallar... Hepsi bir anda normalde olduğundan daha da anlamsız hale geliyor. Aynı zamanda hem bu kadar cahil olduğumuzu kavramanın verdiği acizlik, hem de bunca hiçliğin ortasında doğruyu bulmak için ortaya konan uğraşın verdiği gurur birbirine karışıyor. Yıllar boyu kim ne düşünmüş ve nasıl tepkiler görmüş, kimler asırlar öncesinden sadece düşünce gücüyle doğruya yaklaşmış ya da bunların yanında kimler onca yüce düşüncelerinin içinde hala kadınları eksik
Edebiyat
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,6bin okunma
6/10
·600 syf.··
2019 19. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2019 20:21
Bu kitabı okumaya devam etmek için kendimi ne kadar zorladığımı yarıda bırakmamak için verdiğim emeği burda size anlatabileceğimi sanmıyorum. O kadar çok gördük, o kadar çok övüldü ki ben de merakıma yenik düşerek elime aldım kitabı. Maalesef benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Başından itibaren dizi senaryosu olarak yazılmış gibiydi. Balon gibi şişirilmiş boş karakterleri, anlatılmaya çalışılan ama havada kalan hikayeleri hiçbir masum tarafı olmayan çıkar üzerine kurulmuş ilişkileriyle bütünlük yakalayamamış bir kitaptı. Baş karakter hayatı boyunca almaya alışmış ve almaya devam eden doyumsuz ve sapık bir ruh hastası. Yaptığı hareketler normalleştiriliyor hatta ilahlaştırılıyor. Duru karakteri ise güçlü gösterilmeye çalışılan ama nereye çekilirse oraya giden bir ilgi budalası. Bunların yanında anlatılan hikayelere haksızlık etmemek lazım, ama bu hikayeler karakterlere benimsetilmemiş. Karakterler bu hikayeleri anlatmıyor, hikayenin okuyucuya ulaşması için kukla misali kullanılıyor.
FiAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201421,4bin okunma