Liberal demokraside alt alta (ya da bilinçdışı) birçok tanrıcılık yatar; tersine, her otoriter rejim, kılık değiştirmiş bir tek tanrıcılıktan pay alır.
Çok tanrıcılık eğilim ve itkilerimizin çeşitliliğiyle daha iyi uyuşur, onlara kendilerini icra etme, açığa vurma imkânı sunar, zira her biri kendi doğasına göre o an ona uygun gelen tanrıya meyletmekte özgürdür. Oysa tek bir tanrıyla nasıl baş edilir? Onu nasıl tasavvur etmek, nasıl kullanmak gerekir? Onun huzurunda daima baskı altında yaşar insan. Tek tanrıcılık duyarlığımızı ezer. Bizi sıkarak, gemleyerek derinleştirir: Güçlerimizin serpilmesine ket vurmak pahasına bize içsel bir boyut bahşeden bir zorlamalar sistemidir; bir bariyer oluşturur, gelişmemizi durdurur, bizi sakatlar. Şu kesin ki birçok tanrıyla, tek tanrıyla olduğumuzdan daha normaldik.